9 Eylül 2009 Çarşamba

umre 2009


İki  gündür bilgisayarın başında oraları nasıl anlatsam nasıl tarif etsem diye düşünüyorum.yazıp yazıp siliyorum.Bazı şeyler vardır kelimeler tarife yetmez.İşte bu da öyle bişey.Mübarek topraklar sevgili  resulümüzün(s.a.v.) ayak bastığı ,islamiyetin doğduğu nurlu belde.
Seyahatimizi özetleyecek olursam.ilk olarak uçağımız medineye indi,.sabah namazımızı havaalanında mescidde kılıp yola koyulduk otele gitmeden önce mescidi nebeviye gittik ve bahçeden tam yeşil kubbenin hizasında durarak başta sevgili efendimize,ve yanlarında yatan hz.ebubekire,hz. ömere ve hz. aişe validemize selamlama yaptık.Mescidi nebevi dönem dönem genişletilmiş ve şu anki en son haline getirilmiş.Daha sonra otellerimize yerleştik ve biraz istirahat ettik.burada kaldığımız dört gün boyunca günümün büyük bölümünü mescidde geçirdim.bütün vakit namazlarını orada kıldım ve bir de yatsı namazından sonra bayanlara serbest olan ravzai mütahharaya gidip resulumüzü ziyaret ediyordum.daha doğrusu etmeye çalışıyordum.ziyarete insanlar ülkelerine göre sırasıyla alınıyorlar ancak yine de izdiham oluyor.

 Medinede mescidi nebevi dışında sırasıyla,hz.Osman dahil 10 bin sahabenin medfun bulunduğu cennetül bakiyi,ilk mescid olan ve rasülümüzün her cumartesi mutlaka gidip namaz kıldığı mescidi kuba,ilk cuma namazı kılınan mescidi cuma,rasulümüz ikindi namazının kılarken ilk iki rekati kıldıktan sonra kıblenin kabeye doğru çevrilmesi ile ilgili ayetin nazil olduğu ve namaz esnasında rasulümüzn cemaatle birlikte  yönünü beyti maktisten kabei muazzamaya döndüğü bundan dolayıda iki kıbleli anlamına gelen mescidi kıbleteyn,hendek harbinin yapıldığı yeri,70 tane sahabinin şehit olduğu uhud dağını ziyaret ettik.
  Dört günün sonunda mekkeye gitmek üzere hazırlandık ve otobüslere bindik.boğazımda bir yumru  rasülümüzden ayrılıyor olmanın verdiği  acıyla yola koyulduk.Yolda Zülhuleyfe denilen yerde  ihrama girdik niyetlerimizi ettik.Medineden Mekkeye giderken yol boyunca dışarısını hayretler içinde izledim.Ne bir ağaç,ne bir çiçek,ne de bir ot veya herhangi bir canlı varlık.Bizler klimalı lüks otobüsle yolculuk yaparken bile öyle ürkütücüydüki  rasulümüzün yaya yoluyla bu yolları nasıl gittiğini nasıl bir zorluk çekmiş olduğunu düşündüm yol boyunca.
İkindi vakti Mekkeye vardık otelimize yerleştik yemeklerimizi yedik ve hemen mescidid harama doğru yola koyulduk mescidi harama vardığımızda hocamız,şimdi başlarınızı öne eğin ve yürüyün ben bakın diyene kadar da bakmayın,kabeyi muazzamayı ilk gördüğünüz anda yaptığınız bütün dualar kabul olunur dedi..Hocanın dediğini yaptık başımız önde birbirimizi takip ederek haremi şeriften içeri girdik mescidi geçtik merdivenlerden aşağı indik ve hocamız tamam başınızı kaldırın dediğinde başımızı kaldırdık .işte o anı anlatamam.o anda hissettiklerim öyle kuvvetli öyle sarsıcıydı ki.tüm orada bulunduğum sürenin en can alıcı anıydı.eridim küçüldüm zerre oldum.bunu iliklerime kadar hissettim.hayatımın hiç bir döneminde kendimi böylesine yapayalnız Allahın huzurunda hissetmemiştim.o ilk şaşkınlık anı geçtikten sonra bütün kalbimle dua ettim.inşallah kabul olunmuştur.ilerleyen günlerde tavaflarımız yaptık saylarımız yaptık elimizden geldiğince görevlerimizi ifa ettik.Cenabı hak dileyen herkese en kısa zamanda nasip etsin inşallah.



Bu resim son gün ziyaret ettiğimiz deve çiftliğinden.Size taze taze süt sağıp veriyorlar.Ama ölçüyü kaçırmanızı pek tavsiye etmem.deve sütünün bağırsak temizleyici özelliği ben iki tas sütü kafaya diktikten sonra söylendi!!!
Posted by Picasa

Hiç yorum yok: