10 Eylül 2009 Perşembe

2009 UN İLK İFTARI


Oh şükürler olsun bu sene ilk iftarımı verdim.Aşağıda size vereceğim tarif biraz doğaçlama bir tarif.Pazartesi battal salı günü  iftara gelmeyeceğini söyleyince bende fırsatı ganimet bilip uzun zamandır gelmek isteyen arkadaşlarımı iftara davet ettim.kız kıza takılacaktık yanii.milleti davet ettim  menümü hazırladım.ana yemek olarak islim kebabı yapmaya karar verdim.fakat dolabı bi açtım baktım evde hiç et yok ama bol miktarda tavuk var. İki seçeneğim vardı ya tavuğu kullanıcam ya da ertesi günü üsküdara inip et alıcam.oruç oruç oralara inmeyi hiç gözüm kesmedi doğrusu.ayrıca bir gün önceden eti marine etmezsem  sonuçtan hiç memnun kalmıyorum.neyse efendim lafı çok uzattık gelelim yemeğimize ben btün ölçüyü göz kararı kullandım misafirinizin sayısına göre siz ayarlayın.
TAVUKLU İSLİM KEBABI
MALZEMELER:
Tavuk(kuşbaşı,pirzola veya baget olabilir bende pirzola vardı)
Patlıcan(uzun olması lazım)
domates
biber
baharat(ben köri,kekik,karabiber,zencefil.kullandım siz istadiğiniz baharatlaerı kullanın)
sıvı yağ
salça
YAPILIŞI:
1-Öncelikle tavukları bir gece veya 4-5 saat evvelden marine edin.marine için ben 4-5 kaşık sıvıyağ,biraz süt,yarım limon,tuz,karabiber,kekik,köri,zencefil ve sarımsak kullandım.
2-tavukları fırın tepsisine dizin 180 derece fırında 15-20 dakika bekletin.
3-Bu sırada uzunlamasına kestiğiniz patlıcanları sıvı yağda kızartın-ben bir fırça yardımıyla yağ sürdüm ve tavukların piştiği fırına patlıcanlarıda attım.15 dakkada yumuşacık oldular.-

3-bir tencereye biraz sıvı yağı ve salçayı kavurun.1 kaşık dolusu unu ekleyin. sonra karıştırarak 2 bardak kadar su ekleyin,tavukları bu sosun çine atıp 10 dakka.pişirin
4-patlıcanları artı +şeklinde koyun içine etleri yerleştirip katlayın ters çevirip tepsiye yerleştirin.-benim tavuk pirzolalar büyük gelince tavuğu kapatabilmek için 2 parçadan fazla patlıcan kullandım.

6-Domates ve biberleri irice doğrayın.bir kürdan yardımıyla patlıcanların üzerine oturtun.tencerede kalan sosu üzerine gezdirin.180-200 derce fırında 25 dk.kadar pişirin.
NOT1:
Kişi başı bir patlıcan yetti.ayrıca etlisinden daha lezzetli olmuştu diyebilirim.tavsiye ederim.
NOT 2:Gezi yazılarıma devam edeceğim merak etmeyin sadece küçük bir yemek molası vereyim dedim.

9 Eylül 2009 Çarşamba

umre 2009


İki  gündür bilgisayarın başında oraları nasıl anlatsam nasıl tarif etsem diye düşünüyorum.yazıp yazıp siliyorum.Bazı şeyler vardır kelimeler tarife yetmez.İşte bu da öyle bişey.Mübarek topraklar sevgili  resulümüzün(s.a.v.) ayak bastığı ,islamiyetin doğduğu nurlu belde.
Seyahatimizi özetleyecek olursam.ilk olarak uçağımız medineye indi,.sabah namazımızı havaalanında mescidde kılıp yola koyulduk otele gitmeden önce mescidi nebeviye gittik ve bahçeden tam yeşil kubbenin hizasında durarak başta sevgili efendimize,ve yanlarında yatan hz.ebubekire,hz. ömere ve hz. aişe validemize selamlama yaptık.Mescidi nebevi dönem dönem genişletilmiş ve şu anki en son haline getirilmiş.Daha sonra otellerimize yerleştik ve biraz istirahat ettik.burada kaldığımız dört gün boyunca günümün büyük bölümünü mescidde geçirdim.bütün vakit namazlarını orada kıldım ve bir de yatsı namazından sonra bayanlara serbest olan ravzai mütahharaya gidip resulumüzü ziyaret ediyordum.daha doğrusu etmeye çalışıyordum.ziyarete insanlar ülkelerine göre sırasıyla alınıyorlar ancak yine de izdiham oluyor.

 Medinede mescidi nebevi dışında sırasıyla,hz.Osman dahil 10 bin sahabenin medfun bulunduğu cennetül bakiyi,ilk mescid olan ve rasülümüzün her cumartesi mutlaka gidip namaz kıldığı mescidi kuba,ilk cuma namazı kılınan mescidi cuma,rasulümüz ikindi namazının kılarken ilk iki rekati kıldıktan sonra kıblenin kabeye doğru çevrilmesi ile ilgili ayetin nazil olduğu ve namaz esnasında rasulümüzn cemaatle birlikte  yönünü beyti maktisten kabei muazzamaya döndüğü bundan dolayıda iki kıbleli anlamına gelen mescidi kıbleteyn,hendek harbinin yapıldığı yeri,70 tane sahabinin şehit olduğu uhud dağını ziyaret ettik.
  Dört günün sonunda mekkeye gitmek üzere hazırlandık ve otobüslere bindik.boğazımda bir yumru  rasülümüzden ayrılıyor olmanın verdiği  acıyla yola koyulduk.Yolda Zülhuleyfe denilen yerde  ihrama girdik niyetlerimizi ettik.Medineden Mekkeye giderken yol boyunca dışarısını hayretler içinde izledim.Ne bir ağaç,ne bir çiçek,ne de bir ot veya herhangi bir canlı varlık.Bizler klimalı lüks otobüsle yolculuk yaparken bile öyle ürkütücüydüki  rasulümüzün yaya yoluyla bu yolları nasıl gittiğini nasıl bir zorluk çekmiş olduğunu düşündüm yol boyunca.
İkindi vakti Mekkeye vardık otelimize yerleştik yemeklerimizi yedik ve hemen mescidid harama doğru yola koyulduk mescidi harama vardığımızda hocamız,şimdi başlarınızı öne eğin ve yürüyün ben bakın diyene kadar da bakmayın,kabeyi muazzamayı ilk gördüğünüz anda yaptığınız bütün dualar kabul olunur dedi..Hocanın dediğini yaptık başımız önde birbirimizi takip ederek haremi şeriften içeri girdik mescidi geçtik merdivenlerden aşağı indik ve hocamız tamam başınızı kaldırın dediğinde başımızı kaldırdık .işte o anı anlatamam.o anda hissettiklerim öyle kuvvetli öyle sarsıcıydı ki.tüm orada bulunduğum sürenin en can alıcı anıydı.eridim küçüldüm zerre oldum.bunu iliklerime kadar hissettim.hayatımın hiç bir döneminde kendimi böylesine yapayalnız Allahın huzurunda hissetmemiştim.o ilk şaşkınlık anı geçtikten sonra bütün kalbimle dua ettim.inşallah kabul olunmuştur.ilerleyen günlerde tavaflarımız yaptık saylarımız yaptık elimizden geldiğince görevlerimizi ifa ettik.Cenabı hak dileyen herkese en kısa zamanda nasip etsin inşallah.



Bu resim son gün ziyaret ettiğimiz deve çiftliğinden.Size taze taze süt sağıp veriyorlar.Ama ölçüyü kaçırmanızı pek tavsiye etmem.deve sütünün bağırsak temizleyici özelliği ben iki tas sütü kafaya diktikten sonra söylendi!!!
Posted by Picasa

2 Eylül 2009 Çarşamba

En son nisan ayında yazmışım bloğuma.Bu sene öyle bir yaz geçirdim ki anlatamam.Önce selimhan'ın sbs sınavından dolayı hiç fırsat bulamadım.yok dershaneye götür yok etüde götür .Daha sonra sınavın hemen ertesi hafta rabbim nasip etti ailecek mübarek topraklara gittik .oradan geldik çocuklar annemlere Antebe gittiler.bir hafta umre hayırlamaya gelen misafirlerin koşturması derken çocukların olmamasını fırsat bilen Battal avrupa seyehati ayarlamış benim ayaklar balon,hem 2 hafta sonra kardeşimin düğünü var gelemem ,edemem desemde dinletemedim.zaten biletler alınmış rezervasyonlarda yapılmıştı bile. 15 günde oralarda dolandık mı.geldik ten 2 hafta sonra da kardeşimin düğünü için Antep'e gitik.tabii oradaki koşturmayı varın siz tahmin edin hiç abartmıyorum 50 kişi vardı şehir dışından gelen yatılı misafir .düğünden 1 hafta sonra döndük evimize çok şükür koşturma bitti ramaznda geldi şöyle bir dinlenirim diyordum ki buzdolabım bozulmuş içindede tüm bir kavunu unutmuşum çürümüş kokmuş koku taaa alt katlara kadar geliyor.tam 15 gündür de teknisyenlerle uğraşıyorum.işini doğru dürüst yapan kimse yokki bu memlekette.Velhasılı kelam efendim özetle fırtına gibi bir yaz geçirdim bu sene ama tabii hepsini ayrıntılı bir şekilde yazacağım,neler yaptım nereleri gördüm sizlerle paylaşacağım.Bu dolap meselesi hallolsun iftara davet edeceğim arkadaşlarım var onlara yaptığım yemekleri,hazırladığım sofraları sizlerle paylaşacağım.ama önce şu dolap işini halletmeliyim.