27 Aralık 2009 Pazar

KAVURMALI VE PATATESLİ POĞAÇA

tarif sofra dergisinden son anda yapmaya karar verdiğim bu poğaça çok lezzetli oldu.hamurunu biraz cıvık tutmakta fayda var,şekil vermesi biraz zor oluyor ama sonuçta çok  nefis ağızda dağılan bir poğaça çıktı ortaya.
KAVURMALI  VE PATATESLİ POĞAÇA
MALZEMELER:
125 gr oda sıcaklığında tereyağı
1 su bardağı mısır yağı
1 kahve fincanı yoğurt
2 adet yumurta
1 çay kaşığı karbonat
1 paket kabartma tozu
1 er tatlı kaşığı toz şeker ve tuz
aldığı kadar un
İÇİ İÇİN:
300 gr kavurma
3 adet orta boy patates
1 demet taze soğan
1 fincan sıvı yağ
tuz karabiber
üzerine yumurta sarısı
YAPILIŞI
1-Yoğurma kabına tereyağı,sıvıyağı,yoğurdu,yumurtayı,şekeri ,tuzu koyun elinizle karıştırın sonra unu karbonatı ve kabartma tozunu ekleyip kulak memesinden biraz daha yumuşak bir hamur elde edinceye kadar
yoğurun.
2-Üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendirin.
3-İçi için patatesleri haşlayın,kabuklarını soyun ve çatalla ezin.İncecik kıydığınız soğanları yağda hafif soteleyin içine kavurmayı ,patatesi tuzu ve kara biberi ekleyin biraz daha soteleyip altını kapatın soğuması için bir kenara brakın.
4-Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp çay tabağı büyüklüğünde açın ortasına kavurmalı içten koyun ve iki ucu parmaklarınızla bastırarak birleştirin.yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine yerleştirin üzerlerine yumurta sarısı sürün.
5-önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
NOT:İç malzemeyi istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz.

19 Aralık 2009 Cumartesi

KURU YEMİŞLİ VE KURU MEYVELİ TART



Bu tartı denemenizi tavsiye ederim bilhassa hamur kısmı çok lezzetli ve kıyır kıyır oldu.üst malzemeleri farklı şekillerde hazırlayabilirsiniz.
KURU YEMİŞLİ VE KURU MEYVELİ TART
TART HAMURU:
215 gr un
55 gr pudra şekeri
125 gr soğuk tereyağı
1 Yumurtanın sarısı
ÜZERİ İÇİN:
50 şer gr.fındık,ceviz,kuru kayısı,kuru incir
40 gr tereyağı
2 Yemek kaşığı şeker
1.5 Çay bardağı krema
1 Çay kaşığı tarçın
YAPILIŞI
1-Unu bir kaba eleyin,pudra şekerini ve küp küp doğradığınız tereyağını ekleyip parmak uçlarınızla ekmek kırıntısı görünümünde olana kadar yoğurun.
2-Yumurta sarısını ekleyip iyice yoğurun streçfilmle sarıp buzdolaında 1 saat bekletin.
3-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yağlanmş tart kalıplarına yerleştirin ortlarına kürdanla delikler açarak 180 derece fırında 30 dk.pişirin.
4-Kuru meyveleri küçük parçalar şeklinde doğrayın.
5-Meyveleri ve kuruyemişleri tavaya alın,şeker ve tereyağını da ekleyip kısık ateşte 10 dk.kavurun.tarçın ve krema kleyip karıştırın.
6-Hazırladığınız karışımı pişen tart hamurunun üzerine yayın üzerine susam serpip ve sıcak ırında 5 dk  daha pişirin.ılık seris yapılması iyi olur.

ANTEP USÜLÜ KISIR



Şimdi diyeceksinizki antep usülü kısır da ne kısır kısırdır ama yanılıyorsunuz çünkü ufakda olsa bazı farklılıklar var.mesela biz kısırı epey bir süre elimizle yoğururuz,kimyon,isot,nar ekşisi gibi baharatlardan bolca kullanırız,resimde gördüğünüz kısıra ben iki büyük demet maydonoz ekledim.
KISIR
MALZEMELER
ben genelde göz kararı yapıyorum ama ölçülendirmeye çalışacağım
2 su bardağı köftelik bulgur
2 bardak kaynar su
1 baş sarımsak
1 baş kuru soğan
2 demet maydonoz(varsa taze nane ve dere otuda ekleyebilirsiniz)
1 bağ taze soğan
2-3 yemek kaşığı biber salçası
3-4 yemek kaşığı nar ekşisi
1 tatlı kaşığı limon tuzu
tuz,karabiber,kimyon,kuru nane,isot
1 bardak sıvıyağ
YAPILIŞI:
1-Öncelikle bulguru tuzu ve limon tuzunu geniş bir kaba alın.üzerine kaynar suyu döküp kaşıkla biraz karıştırın ve ağzını örtünü biraz dinlendirin.
2-maydonozu,soğanı,kurusoğanı incecik doğrayın ayrı kaplara alın.Sarımsağı soyup tuz yardımıyla iyice ezin
3-tavaya sıvıyağını koyun incecik doğradığınız kuru soğanları ekleyip kavurun.
4-Bulgurun ağzını açın üzerine salçayı, baharatları ,sarımsağı ,nar ekşisini ekleyin ve 5 dakika kadar yoğurun taze soğanı ekleleyip 5 dakika daha yoğurun
5-iyice özleşince sıcak yağı ve maydonozu ekleyin elinizi yakmadan biraz daha yoğurup servis yapın.

13 Aralık 2009 Pazar

TAHİN SOSLU BROKOLİ SALATASI



Cuma günkü isafirlerim için yaptığım bu salat çok beğenildi ama samimi olmak gerekirse ben çok beğenmedi.tahini tatlı şeylerle aha çok yakıştırıyorum açıkçası.
TAHİN SOSLU BOKOLİ SALATASI
MALZEMELER:
500 gr.brokoli+karnıbahar(isterseniz sadece brokoli kullanabilirsınız.)
2-3 tane havuç
közlenmiş kırmızı biber
SOS İÇİN:
2 çay bardağı tahin
1-2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 bardak kadar su
yarım limonun suyu
kimyon
karabiber
pulbiber
susam
tuz
YAPILIŞI:
Sebzeleri buharda haşlayın ,bir kaba alın biberleri doğrayın sebzelerin üzerine yerleştirin.çukur bir kaba tahin,sarımsak,zeytinyağı,limon suyu ve baharatları koyun bir taraftan da sıcak suyu yavaş yavaş ekleyerek pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın.salatanın üzerine gezdirin susamları serpip servis yapın.

12 Aralık 2009 Cumartesi

ÇAY SAATİ

Uzun zamandır bloğuma yazı ekleyemiyorum .eee insan haftanın beş günü ingilizce kursuna giderse ,birde ikiside birbirinden hareketli 2 çocuğu olursa hiç bir şeye vakit kalmıyormuş.beni gören herkes hatırımı sormadan önce  yeni tarifleri ne zaman yayınlayacaksın diye soruyorlar.artık buna bir son vermek gerek diye düşündüm bu hafta ingilizce kursumunda tatile girmesni firsat bilerek hafta boyunca misafir ağırladım.resimleri bu gün yayınlayacağım fırsat buldukçada tarifleride  yayınlayacağım. bu arada Avrupa gezisinin geri kalanını bir ara yayınlayacağım.



TAHİN SOSLU KARNIBAHAR VE BROKOLİ SALATASI

ANTEP USULÜ KISIR

KURUYEMİŞLİ TART

KIYMALI POĞAÇA
.

ÇİKOLATALI  PORTAKALLI  PASTA
FIRINDA ISPANAK(telaştan pişmiş halini resimleyemedim)

9 Aralık 2009 Çarşamba

kıymalı ,cevizli,haşhaşlı poğaça


malzemeler:
125 gr margarin
125 gr tereyağı
1 çay bardağı süt
2 yumurta
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
yarım çay bardağı haşhaş
aldığı kadar un
İÇİ İÇİN:
yarım kilo kıyma
1 soğan
yarım çay bardğı köftelik bulgur
1 su bardağı ceviz içi
1kaşık salça
1 çay bardağı su
tuz,karabiber
YAPILIŞI:
öncelikle soğanı doğrayıp kavurun .kıymayı ilav edin oda kavrulunca baharatları bulguru ve suyu ekleyip bir kaç dakka sonra altını kapatın.sonra geniş bir kaba yumuşamış tereyağı margarin vebütün malzemeleri katın  hamuru  iyice yoğurun.Buzdolabında yarım saat dinlendirin .Merdaneyle açtığınız hamur dan bir bardak yardımıyla halkalar çıkarın kıymalı içten koyup klapatın.yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin 200 derece fırında 20 dakika pişirin.

29 Kasım 2009 Pazar

ÇEYREK AVRUPA TURU -3

PARİS
Biz Paris'te 4 gün kaldık.Sabah çok erken saatlerde yola koyulup gece geç saatlere kadar dolaştık,ama herhalde ancak küçük bir bölümünü gezebildik.O kadar çok görülecek yer var ki.Brükselden Paris'e arabayla gittik.Yol çalışması nedeniyle pek çok kez otobandan çıkıp köy yollarından geçmek zorunda kaldık.Yolumuz biraz uzamış oldu.Navigatör denen mucize alet sayesinde hiç darlanmadan yolumuza devam ettik.Gerçi otobandan çıkmak zorunda kalışımız fransanın eşşiz güzellikteki köylerini ve köy evlerini görmemiz açısından iyi de oldu.Parise vardığımızda saat 11 e falan geliyordu.Otel rezervasyonunu internetten yaptığımız için biraz tedirgindik.fakat çok temiz ve güzel bir otel olduğunu görünce rahatlıyoruz.Otelin tek ve enbüyük dezavantajı şehir merkezine oldukça uzak olması .Arabayı otelin garajına park ettik .Parisin merkezinin çok sıkışık ve otoparklarıonda çok pahalı olması sebebiyle burada bulunduğumuz sürece metroyu tercih ettik. Otele yerleştikten sonra elimize aldık metro haritalarını ve otele  5 dakika mesafede bulunan PORT DE LA CHAPELE metro durağına gitmek üzere yola koyulduk.Durağa vardığımızda istasyonun bakıma alındığını ve bir kaçdurak ötededki la chapelle durağına yürümemiz gerektiğini öğrendik .La chapelle'e yürümekyaklaşık 15-20 dakikamızı aldı.Buradan 3 günlük kullanabileceğimiz Paris visited kartımızı aldık ve ilk olarak dünyaca ünlü  CHAMPS-ELYSSES  meydanıana geldik.böylece Paris gezimizde başlamış oldu.



ARC DE TRİOMPHE
1805 deki austerlitz savaşından sonra Napoleon tarafından inşaatı başlatılmış ancak yapımı bazı sebeplerden dolayı 1836 yılında tamamlanabilmiş.50 metre yüksekliğindeki anıtın üzerine çıkıp etrafı seyredebiliyorsunuz.12 Tane cadde bu takı merkez alarak açılyor biz bunlardan en ünlüsü olan Champ Elysees caddesinden aşağı doğru yürüdük.Bu cadde bizim Bağdat caddesinin daha geniş ve gelişmişi diyebilirim.Ama tabbi Caddenin sonundaki PORT ALEXANDER köprüsüne bağalanırken caddenin iki tarafında yer alan  GRAND PALAİS VE PETİT PALAİSİ saymazsak



PETİT PALAİS

PONT ALEXANDRE III



Pont alexader köprüsünden geçince sağa dönüp EİFEL KULESİNE doğru yürüdük.

EİFEL KULESİ
Eifel kulesinin yanına  geldiğimizde yorgunluktan ölmek üzereydik.Kalabalıktan dolayı kuleye tırmanmamızın imkanı yoktu.Kulenin  altındaki çimlere oturduk uzun bir süre burada dinlendikten sonra otelimize döndük ve ilk günümüzü sonlandırmış olduk.



NOTRE DAME

NOTRE DAME

LOUVRE MÜZESİNDEN BİRKAÇ FOTOĞRAF











VERSAİLLES SARAYI









12 Ekim 2009 Pazartesi

Çeyrek Avrupa Turu-2

BRÜKSEL 2.GÜN:
     Biz Brüksele bir arkadaşımızla gitmiştik.Bizi Brükselde,o arkadaşımızın arkadaşı olan,Mahmut bey gezdirdi.günlerden pazar olması sebebiyle iş açısından bir engeli yoktu ama eşini ve iki çocuğunu bizim için bırakmış oldu.buradan ona tekrar teşekkür etmek istedim.Sabah erkenden uyandık kahvaltımızı ettik.Mahmut bey bizi aldı ve ATOMİUM denen yapıyı gezdirmeye götürdü.


ATOMİUM
      Atomium, 1958 yılında Expo '58 fuarı için yapılmış Belçika'nın Brüksel şehrinde bulunan bir anıt bina.
André Waterkeyn tarafından tasarlanmış.102-metre (335-feet) yüksekliğinde , dokuz çelik kürenin birleştirilmesi ile oluşmuş. Hücrenin kristal yapısının 165 milyon kez büyütülmesinden esinlenmiştir.
       Küreler 12 boru ile birbirine bağlanmış ve yürüyen merdivenlerle fuar hollerine geçiş yapılmıştır. En yüksekteki küre Brüksel'in panoramik görüntüsüne hakim. Her küre 18 m çapında. 2008 yılında 3 küre ziyarete kapatılmış,diğerlerine yürüyen merdivenlerle ulaşılabilmekte. Dikey yönde hareket eden asansörler ise oldukça hızlı hareket etmekte. (5 metre/sn)
En üstteki kürede eğer rezervasyon yaptırırsanız yemek yiyebileceğiniz  bir restoran var.














        Atomiumun hemen yanında yer alan Mini Europe.Atomuimun en üstteki küresinin penceresinden resmini çektik.
            Mini Europe,Avrupanın simgesi haline gelmiş 300den fazla yapının minyatürü var.(1:25 ölçekli).


AB PARLEMENTO BİNASI

GRAND PLACE

ARENA
Mini Europe'un girişi kişi başı 12 euro
   .Mini Europe gezisinden sonra ,Oyma ahşap ön cephesinin tamamı sahngaydan getirilen PAVİLİON CHİNOİS'u (çin pavyonu)görmeye  gittik.


PAVİLİON CHİNOİS
Kral Leopold tarafından yaptırılan Asya tarzı binada şu anda çin seramikleri kolleksiyonu sergileniyormuş.fakat biz vakitsizlikten içeri girip gezemedik.


TOUR JAPONAİSE
Tour Japonaise,Parisli mimar ALEXANDER MARCEL tarafından tasarlanmış ve inşaa edilmiş.Çin Pavyonundan bir tünelle ulaşılan bu binada şu anda Japon sanateserleri sergilenmekte.


PARC DU CİNQUANTENAİRE'DEKİ ZAFER TAKI
Kral 2.Leopold tarafından ulusal gurur için yaptırılmıştır.Anıtın güney kanadında MUSEE DU CİNQUANTENAİRE adlı tarihöncesi zamanlardan günümüze  kadar gelen tarihi ve sanatsal elişleri kolleksiyonu var.Müzenin devamında ise 450 den fazla aracın sergilendiği autoworld var.Sergide Başkan Kennedy'nin 1963 yılında Berlin'i ziyareti sırasında kullandığı Cadillac da bulunmakta.Kuzey kanatta ise MUSEE ROYAL DE L'ARMEE ET D'HİSTORİRE MİLİTAİRE (silah ve askeri tarih müzesi) bulunmakta.Üç müzenin de girişi paralı.


NAMUR
Namur kalesinden şehrin görünümü.Belçikadan 150 km uzaklıktaki Namur iki ırmağın kesiştiği noktada kurlmuş.Ortaçağdan kalma kalesi 135 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer almakta.buradn bütün şehrin panaromik manzarasını seyredebilirsiniz.Kalede harika el yapımı parfümler satan bir yer var.

Kale gezisinden sonra nehrin kenarına indik bir banka oturduk ve buraya özgü aromalı çileklerden yiyerek yorgunlumuz attık.daha sonra otelimize dönmek üzere yola koyulduk.yolda otobandan çıkıp bazen köy yollarına girdik.o evler bahçeler inanılmaz güzellikte ve düzenli.Belçikanın şehir merkezleride çok güzel ama köylerine öyle çok gıbta ettim ki anlatamam.


    Brüksel'e vardığımızda saat 11 i geçiyordu.Uzun ve yorucu bir gün olmuştu.Hemen dinlenmek üzere odalarımıza çıktık.Ama doğrusu benim Gran Place son bir kere daha gidesim vardı.Battal'a umutsuzca sordum. Madem çok istitorsun hadi gidelim dedi fakat o yorgunluğun üzerine hakikaten fazla geldi.


                                             ST-JACQUESUR COUDENBERG KİLİSESİ
Geri dönüşte otelimize kendimizi zor attık.Böylece Brüksel gezimizi sonlandırmış olduk.Sabah erkenden kalkıp Paris'e gitmek için yola koyulacağız.

1 Ekim 2009 Perşembe

Çeyrek Avrupa Turu-1

 Herkesin geçmiş bayramını en içten dileklerimle kutlarım.Ramazandı bayramdı falan derken ancak fırsat bulabildim bilgisayarın başına geçmeye.Sizlere bu yaz gezdiğim yerleri anlatmaya fırsat buldukça devam edeceğim.Umreden döndükten bir hafta sonra ani bir kararla Avrupaya gittiğimizi yazmıştım.Şimdi sırasıyla gezdiğimiz şehirleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

BRÜKSEL-1.GÜN
Seyahatimize İlk olarak Avrupanın başkenti kabul edilen Brükselle başladık. Brüksel ,NATO ve AB nin merkezinin bulunduğu ,uluslararası ve kozmopolit bir kent..Uçağın camından aşağı doğru baktığımda manzara çok güzeldi.evler çok düzenli kocaman bahçeli ,her yer olabildiğince yeşil ,yeryüzü şekli olarak da dümdüzdü.Daha inmeden çok güzel bir şehir olduğu kararına vardim.Burada iki dil onuşuluyor; biri fransızca diğeri flamanca.Havaalanında bizi otelimize götürmesi için hiç ingilizce bilmeyen bir taksiciyle zor bela anlaştık.yaklaşık 15 km kadar  yol gittik.40 Euro tuttu.şehrin adeta terkedilmiş bir görüntüsü vardı.yollar bomboş dükkanların çoğu kapalı.İstanbulu biran düşündümde doğrusu çok şaşırdım.
















Odamızın penceresinden görünen manzara.

Saat 3 gibi otelimize vardık. Odamıza yerleştik ve hemen dışarı fırladık.Temmuzun 11 i olmasına rağmen  hava o kadar serindi ki baya üşüdüm.şehrin merkezine doğru tramvayla gittik bir kaç alışveriş merkezi gezdik buralar daha hareketliydi.Fiyatlar türkiyeye göre daha pahalı.eee gelir seviyesini düşününce bu normal.

Sokaklarda resimdeki gibi müzisyenler yada farklı tipte şov yapan pek çok insanla karşılaşıyorsunuz.

     Saat 6 gibi otelimize döndük Türkiyeden getirdiğimiz yıyeceklerden atıştırdık biraz dinlendik ve tekrar dışarı çıktık.Saat akşamın 7 si olmasına rağmen sanki öğlen  gibi .Yürüyerek GRAND PLACE meydanına gittik.GRAND PLACE,hepsi birbirinden görkemli binaların bulunduğu muhteşem bir meydan.Meydana vardığımızda ne olduğunu tam anlayamadığım bir festival vardı. Festival sebebiyle meydanda konser veriliyordu.  curcunanın içine düştük.insanlardan fırsat bulabildiğimiz kadarıyla binaları inceledik.Buradaki binaların taş işçilikleri mükemmeldi.

GRAND PLACE

MANNEKEN PİS
Sebebini anlayamadım ama bu küçük saygısız heykel Brükselin en ünlü heykeli .


Belçika çikolata ve pralinlerinin ünü bütün dünyaya yayılmış.Biz bölgenin en meşhurlarından ,ve kentin her tarafında şubesi bulunan LEONİDAS adlı çikolatacıdan alışveriş yaptık.küçük bir kutu yaklaşık 500 gram geliyor 20 euro tuttu.

GALERİES ROYALES ST-HUBERT
Grand placein kuzeyinde bulunan bu güzel kemerli çarşı 1847 yılında yapılmış.Cam tavanları yürüyüş alanlarının aydınlık olmasını sağlamış.

Burada bulunan el yapımı danteller nefes kesiciydi.tabiii o oranda da pahalı.



                                                  MUSE DE LA VİLLE BRUXELLES

Brüksel müzesi'nin önüne geldiğimizde saat  on civarıydı müze beşte kapanıyormuş.dolayısıyla içeri giremedik.İçerde kentin sosyo politik gelişimini gösteren sergiler ve birde Manneken Pis'in yaklaşık 800 parçadan oluşan kıyafetleri sergileniyormuş.




Son olarak müzenin karşısındaki kafede bir kahve içtik -zaten buralarda tek yapabildiğimiz kahve içmek korkudan hiç bir şey yiyemiyoruz-ve yürüyerek tekrar otelimize döndük.

Posted by Picasa