7 Ağustos 2008 Perşembe

KARADENİZ 1/4 TURU 1

ORDU
15 gün aradan sonra tekrar merhaba….
nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. bildiğim bir şey var oda geçirdiğim en güzel günler hanesine bir 15 gün daha eklendiği.çok sevgili arkadaşım ve ablam Semiha abla uzun zamandır beni memleketi olan Orduya davet ediyordu.bu sene teyzemin Sinopta düğünü olmasını fırsat bilip davetini kabul ettim.düğünden 15 gün önce Semiha ablayla birlikte Orduya doğru yola çıktık.battalın işlerinin olması , çocuklarında anneannesinde olması sebebiyle ben yalnız gittim.gittim gitmesine ama içim hiç rahat değildi doğrusu. dile kolay 13 senelik evliliğim boyunca ilk defa bir seyahate yalnız çıkıyordum. nasıl olacak acaba düşüncesi beni bir an olsun rahat bırakmıyordu. öte yandan buna o kadar ihtiyacım vardı ki... Sağolsun Battal o kadar teşvik etmese yine de cesaret edemezdim.Semiha ablayla orduya gittiğimiz ilk gün anne ve babasının yanına gittik ellerini öptük dualarını aldık.daha sonra ki günler kızkardeşleri yeğenleri hep beraber bolca gezdik sohbet ettik eğlendik.sağ olsun eniştesi de bize araba verdi ,gönlümüzce gezdik.Semiha ablalar 4 kız 2 erkek kardeşler.erkek kardeşinin biri hariç hepsi orduda yaşıyorlar.Kardeşler arasında maşallah çok sıkı bir bağ var.dertlerini ,acılarını,mutluluklarını paylaşan bir arada olmaktan bir an olsun sıkılmayan günümüzde alışık olmadığımız derecede birbirine bağlı bir aile .Taliye,Semiray,Muazzez,Hamide ablalarve hacı teyze.işte bu ismini saydığım dünya tatlısı insanları anlatmaya ne kelimeler yeter ne de zaman….öyleki aileye katılan herkes-gelinler damatlar,çocuklar- buna ayak uydurmuş araya girmek bir tarafa büyük aileni,n tamamlayıcı bir parçası olmuş.umarım bu birlik ve beraberlik hiç bir zaman bozulmaz.bu güzel aileyi buradan bir kere daha selamlıyor bana gösterdikleri muhteşem evsahiplikleri için sonsuz teşekkür ediyorum sevgilerimi yolluyorum.



Gelelim gezimizin ayrıntılarına Orduya gittiğimizin ertesi günü Semiha ablanın akrabalarının bir kısmı ziyarete geldi dolayısıyla o gün evden bir yere çıkamadık.

misafirler bilhassa Antep usülü yapılan kısıra bayıldılar.


Akşam misafirler gittikten sonra bütün kardeşler yeğenler hacı teyze ve hacı amcayı da alıp boztepeye çıktık.Ordu da gidilmesi gereken yerlerin başında boztepe geliyor.yaklaşık 880 m. yükseklikteki bu tepeden bütün orduyu panaromik şekilde görebilmek mümkün.özellikle geceleri manzara çok etkileyici.

.


Ertesi günü çambaşı yaylasına çıktık.Semiray ablanın kayınvalidesinin evi var, orada konakladık.Çambaşı ordunun güneyinde 60 km mesafade yol çok virajlı ve rampa olduğu için 2 saatte ancak çıkabildik.ama değdi doğrusu ordunun rutubetli sıcak havasından sonra yaylanın havasının temizliği ,kuruluğu ve serinliği çok iyi geldi.Yol boyunca arada duraklama yapabildiğiniz gözlemeciler, turşucular ve buz gibi suların aktığı çeşmeler var.




Çambaşına tırmanırken durakladığımız turnalık mevikinden görünen manzara çok güzeldi.sisler içinde dağın görüntüsü:


Yaylaya vardığımızın ertesi günü dağın tepesinde olan karagöl adlı krater gölünü görebilmek için sedefide-semiha ablanın yeğeni-- aldım yanıma, koyuldum yola.herkes bunu başarmamızın imkansız olduğunu söyledikçe ben gitmeyi daha çok istedim.2 saatlik yürüyüşten ve dilimiz damağımıza yepıştıktan sonra ancak altaş alabalık çiftliğine varabildik.burayı işeleten ali bey sağolsun biraz su ve ekmek verdi.yolda paramı düşürdüğüm için kahvaltı isteyemedik.kendi kahvaltısından ikram etti ama onada çekindik açıkçası.ali bey bize oradan itibaren ancak bir 3-4 saat yol yürüdükten sonra varabileceğimizi söyleyince teslim bayrağını çektik.araba gitmediği için ancak ya yaya gidiliyormuş yada jiple falan.biraz soluklanıp geri dönmeye karar verdik.dönüşte bir hayli zor oldu ama sağolsun tarlaya kızlarını taşıyan bir traktör bizi de aldı da yolun büyük bir kısmını onunla gidebildik.karagöle varmasına varamadık ama çok güzel ve maceralı bir gün geçirmiş olduk.

ALTAŞ ALABALIK ÇİFTLİĞİ:İsterseniz çadır da kiralıyabiliyorsunuz ormanın içinde dağın tepesinde karmaşadan ve kalabalıktan kaçmak isteyenler için güzel fırsat.



Traktör yolculuğu güzel ama biraz korkutucuydu doğrusu."sedefim senide bu hallere düşürdüm ya kusra bakma."

Ertesi gün orduya indik ve Gülizarıda yanıma alıp-Semiha ablanın başka bir yeğeni--bu seferde şehir içinde biraz turladık eski ordudan geriye pek bir şey kalmamış Taşbaşı,zaferi milli ve düz mahalle gibi eski mahallerin sokaklarında biraz gezindik.etnoğrafya müzesi olarak kullanılan paşaoğlu konağı,kültür merkezi olarak kullanılan eski bir rum kilisesi olan taşbaşı kilisesi merkezdeki görülebilcek bir kaç yer arasında.




Pazar sabahı Battal beni almaya geldi ve bu sefer hep beraber yason burnunu gezmeye ve meşhur bolaman pidesi yemeye gittik.yolda da uzun saçlının yerinde mola verdik ama açıkçası ben o kadarda çayını beğenmedim.bilemiyorum belki biraz aceleye gelmiştir.Yason burnu ve kilisesi gerçekten görmeye değer doğa harikası bir yer.esintinin hiç dinmediği insana huzur veren kendini iyi hissettiren bir yönü var



YASON BURNU




YASON KİLİSESİ


Uzun saçlının yerinde çay içtik.çaydanlığı külle yıkıyormuş.dağlardan gelen kaynak suyuyla demliyormuş birde sıcak külün üzerinde demlemeye bırakıyormuş çayı.burada çay içmek için minimum 45 dak. gözden çıkarmanız gerekiyor.biz bi farklılık göremedik .



En son olarak ta Bolamanda denize sıfır hatta deniz suyu ayaklarınıza değerek yemeğinizi yediğiniz meşhur pidecilere geldik.kuşbaşılı pide istedik battal çok beğenmedi ama ben özellikle az yağlı olması sebebiyle beğendim.Bolamanda biraz turladıktan sonra orduya döndük .Bolamanda benim en çok dikkatimi çeken şey kale duvar kalıntılarının üstüne inşaa edilen ahşap konaklar oldu.gerçekten bu halleriyle ilginç bir görüntü oluşturuyorlardı.Bu konaklar restore edilmiş ruhsatla ilgi bazı sorunlar halledildikten sonra butik otel olarak kullanıma açılacakmış





Bolamandan sonra Orduya döndüğümüzde akşam olmuştu.Battalla ertesi gün erkenden uyanıp Trabzon Hıdırnebi yaylasına gidip çouklarda yokken 3- 4 gün orada kalıp dinlenmeye karar verdik.aslında ben tüm doğu karadenizi gezelim istiyordum ama Battal çok yorgun olduğunu söyleyince başka zaman gezmeye karar verdik.
KARADENİZ de gezdiğimiz yerlerin tüm fotoğraflarına aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabilirsiniz;

Hiç yorum yok: