16 Ağustos 2008 Cumartesi

FOCACCİA

Daha önceki bahsettiğim İTALYAN MUTFAĞI adlı kitapta ekmekle ilgili aşağıdaki kısa bilgiler yer almakta;
"İtalyan yemekleri her zaman ekmekle birlikte servis yapılır.ekmek kimi zaman crostini ve bruschettanın,kimi zamanda pancotto gibi çorbaların,panzanella gibi salataların ve pizzanın malzemesi olarak sofralara konuk olur.focaccia da italyanların çok sevdiği bir ekmek çeşididir.genel olarak zeytinyağı sürülüp odun ateşinde pişirilen bu yassı ekmek pizza hamuruna benzer.İtalyada uygun parçalara bölünerek kiloyla satılır.Hamura soğan,pancetta,zeytin,biberiye gibi malzemeler katılabilir."

FOCACCİA CON OLİVE:


MALZEMELER:
1 adet bir kez kabarmış pizza hamuru(daha önce tarifini vermiştim)
3 yemek kaşığı zeytinyağı
10-12 adet çekirdeği çıkarılmış uzunlamasına ikiye bölünmüş yeşil zeytin
YAPILIŞI:
1-Hamuru yumruklayarak bastırdıktan sonra 3-4 dak.yoğurun.geniş sığ bir tepsiye fırçayla 1 yemek kaşığı zeytinyağını sürün.hamuru tepsiye alıp parmaklarınızla bastırarak 2cm kalınlığında düz bir tabaka oluşturun.Hamurun üzerini bir bezle örtüp oda sıcaklığında 30 dk.kabarmaya bırakın.fırının sıcaklığını 200 derceye getirin.
2-fırına vermeden hemen önce hamurun üzerine parmaklarınızla bastırarak çukurcuklar oluşturun.kalan zeytinyağını fırçayla sürün.
3-Her çukurcuğa bir zeytin parçası yerleştirip varsa üzerine biraz deniz tuzu serpin.altın sarısı rengini alana kadar 25 dk.kadar fırınlayın.kareler yada dilimler halinde kesip bir yemeğin yanında veya tek başına ılık servis yapın.



FOCACCİA CON ROSMARİNO(BİBERİYELİ):
En sevilen ekmeklerden biri olan bu focacciayı mümkünse taze biberiyeli hazırlayın.
bütün aşamaları zeytinlideki gibi tek fark ,üzerine zeytin yerine sapları koparılmış taze biberiye dalı serpiştiriyoruz.

Posted by Picasa

12 Ağustos 2008 Salı

TEMEL PİZZA HAMURU

Sinoptan döndükten bir kaç gün sonra Ankaradan çok sevdiğimiz dostlarımız bizi ziyarete geldiler.kahvaltıda misafirlerimiçin yaptığım bir kaç tarifin resmini yayınlıyorum.pizzanın tarifini vereceğim diğerlerini daha sonra fırsat bulunca yayınlayacağım.tarifler daha önce bahsettiğim"İTALYAN MUTFAĞI"adlı kitaptan
TEMEL PİZZA HAMURU:
Bu hamuru tarife aynene uyarsanız tutturmamanız imkansız.kaç kere yaptıysam her seferinde çok başarılı oldum.hatta kolay kolaybir şey beğenmeyen oğlum hazır pizzalara taş çıkartır diyor.keramet tarifte.
MALZEMELER:
2- 1/2 yemek kaşığı maya(25 gr.yaşmaya,15 gr.kuru maya)
1 su bardağı ılık su(250 ml.)
1 tutam tozşeker
1 çay kaşığı tuz
3-1/2 su bardağı un(350-400gr.)
YAPILIŞI:
1-orta boy bir kaseye içinde sıcak su gezdirerek ısıtıp suyu dökün.mayayı ,şekeri ve ılık suyu karıştırın 5- 10 dk. bekleyin
2-unun üçte birini ve tuzu karışıma ekleyip tahta kaşıkla karıştırın.diğer üçte birlik kısmını hamur yoğunlaşıncaya kadar ve kasenin kenarlarından ayrılmaya başlayıncaya kadar ekleyin.
3-hamuru tezgaha alın diğer kalan unuda azar azar ekleyip ele yapışmayacak yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun.8-10 dk. kadar.
4-Büyük bir kaseyi hafifçe yağlayıp içine hamuru koyun.üzerine nemli bir havlu örtüp sıcak bir yerde hamur iki katına çıkıncaya kadar bekletin.yaklaşık 40-50 dk. kadar.sıcak yer yoksa fırını 50 derceye getirip bekletin.hamura parmağınızla bastırdığınızda oyuklar olduğu gibi kalıyorsa hamur kıvamında demektir.
5-hamurun içindeki havayı almak için 1-2 dk.daha yoğurun.
6-Tepsinizin büyüklüğüne göre hamur topunu ister ikiye bölün ister olduğu gibi kullanın tezgahta merdane yardımıyla açıyoruz.
7-hamuru hafifçe yağladığımız tepsiye fazlasını kalınca kenar oluşturacak şekilde katlayarak yerleştirin.bu aşamada hamur hazır demektir bu hamura istediğiniz malzemeyi koyarak pizzanınızı yapmak size kalmış.
NOT:hamur bu aşamada dondurulup lazım olduğu zaman doldurulup pişirilebilir
KEPEK UNLU PİZZA HAMURU:
Yukardaki malzemelere ek olarak 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve beyaz unun yerinede kepekli un kullanmak gerekiyor.
PİZZA ALLA MARGHERİTA

PEYNİRLİ VE DOMATESLİ PİZZA:
MALZEMELER:
1 Adet açılmış pizza hamuru
450 gr soyulmuş domates
350 gr.küp küp doğranmış dil peyniri
bir tutam taze fesleğen yaprağı
4 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar
3 yemek kaşığı zeytin yağı
tuz,karabiber.
YAPILIŞI:
1-Fırının sıcaklığını 250 derceye getirin ve bu şekilde enaz15 dk.çalıştırın.
2-domatesleri püre haline getirin
3-pizza hamuruna domatesleri yayın4-dilpeynirini hamura eşit oranda yayın fesleğen ekleyip,kaşar peyniri serpin.5-tuzu,karabiberi,zeytinyağını katın pizzayı hemen fırına verin kenarları iyice kızarana kadar 15-20 dk.pişirin.
FOCACCİA CON ROSMARİNO:


CEVİZLİ BİBERLİ YOĞURT SALATASI.



TİRAMİSU

DÜĞÜN....

SİNOP-ERFELEK-GÜMÜŞSUYU KÖYÜ:
Efendiiim işte beklenen son geldi bütün yaşar sülalesi mutlu gün için toplandık.
GÜMÜŞSUYU KÖYÜ:


Kına gecesinin sonunda bütün aile toplandık.


bakın şu gelinlere!!


Sevgili teyzecim tüm kalbimle sana mutluluklar dilerim.
Posted by Picasa

10 Ağustos 2008 Pazar

KARADENİZ1/4 TURU-3

HIRNEBİ YAYLASI


Akçaabattaki nefis yemekten sonra yola koyulduk ve yaklaşık 45 dk lık bir tırmanıştan sonra 1700 rakımlı hıdırnebii yaylasına vardık.Hıdırnebi muhteşem doğal güzelliğiyle bizi gördüğümüz ilk anda büyüledi.Gerçi ortalık sisliydi ama görebildiğimiz kadarı bile çok güzeldi."Hıdırnebi yaylakent tesislerine" gittik ayırttığımız ahşap bungalova yerleştik.(0462 3232323/2283979)akşama doğru sis dahada artınca gezme planlarını ertesi güne erteledik.

RESTAURANT bölümü:

Ertesi sabah uyandığımızda havanın hala sisili oluşu biraz hayal kırıklığına uğrattı.Gezinti yaparken köylü hanımların sisli havada ellerinde şemsiye inekleri otlatması ilginç bir görüntü oluşturuyordu.

Nihayet öğleden sonra sisler çekilip hava açılınca yaylanın doğal güzelliğine bir kere daha hayrn kaldık.



3gün kafalarımız ve bedenlerimiz tam anlamıyla dinleniş olarak ve istemeye istemeye yayladan ayrıldık.sinop a doğru yola koyulduk.teyzemin düğünü için bir an önca gitmemiz gerekiyordu.çocuklarda sabırsızlıkla bizi bekliyordu sinopta.böylece gezimizde son bulmuş oldu.


Posted by Picasa

8 Ağustos 2008 Cuma

KARADENİZ 1/4 TURU 2

GİRESUN-TİREBOLU-AKÇAABAT
Pazartesi sabahı kahvaltıdan hemen sonra yola çıktık.İlk karşımıza çıkan şehir Giresun.Giresunun içinde biraz turladık.Giresun kalesi bence mutlaka görülmesi gereken bir yer.manzarası muhteşem.Bunun haricinde şimdilerde çocuk kütüphanesi olan eski fransız lisesi,kilisesi,tek tük kalan eski evleri mimari açıdan görülebilir.

Osman ağa kurtuluş savaşına büyük katkıları olan bir kumandan.türbesi hemen kalenin yanında

ÇOCUK KÜTÜPHANESİ.TARİHİ BİR BİNA









Yol üzerinde 2. durağımız Tirebolu.Tirebolu kalesi.

Hıdır nebi yaylasına çıkmadan önce son olarak AKÇABATA uğradık ve nihat ustanın yerinde denize sıfır yerleştirdiği masalarından birine oturup köftemizi yedik.diğer yerleri deneme fırsatım olmadı ama nihat ustanın köfteleri nefistiler.tavsiye ederim.(fotoğraf makinamı arabada bırakmışım çekemedim.)

Posted by Picasa

7 Ağustos 2008 Perşembe

TORTA Dİ MELE

Efendiim karadeniz gezimizin arasına bir tatlı tarifi iyi gider diye düşündüm.sonuçta bu bir yemek bloğu .aslına uygun davranmalı.

ELMALI KEK:

Sünger keklerin anavatanı olan Cenovaya özgü bu ıslak kek ılık olarak servis yapıldığında daha lezzetli oluyor.



MALZEMELER:

650gr. kadar golden elma

1 iri limonun ince rendelenmiş kabuğu ve suyu

4 tane yumurta

3/4 su bardağı (150 gr.)pudra şekeri

1 1/4 su bardağı(150 gr.)un

1 çay kaşığı (5 ml.) kabartma tozu

1 tutam tuz

1/2 su bardağı(115 gr.)eritilmiş ılık tereyağı

üzerine serpmek için vanilya

süslemek için çok ince şeritler halinde kesilmiş limon kabuğu

servis için krem şanti(arzuya göre)

YAPILIŞI:

1-fırının sıcaklığını 180c ye getirin.23 cmlik kek kalıbına erimiş tereyağını fırçayla sürüp üzerini yağlı kağıtla kaplayın.elmaları dörde bölüp soyduktan sonra ince ince dilimleyin bir kaseye koyun ve üzerine limon suyu dökün

2-yumurtaları,pudra şekeri ve limon kabuklarını derin bir kasede krema kıvamı alana kadar çırpın.

3-unun yarısını,k.tozunun tamamını,ve tuzu ekleyip kaşıkla yumurtayı söndürmeden karıştırın.bir taraftan da erimiş tereyağını yavaş yavaş ekleyin.unun geri kalanınıda ekleyin en son elmaları katıp aynı yavaşlıkla karıştırın.

4-karışımı yağlanmış kek kalıbına alın yüzeyini düzleştirin.fırına sürün .40 dk. sonra fırından alın ve 10 dk.dinlenmeye bırakın.sonra tel ızgara üzerine alın bir kaç dk. sonra da servis tabağına alın üzerine vanilya ve limon kabuğu serpin.krem şantiyle servis yapın.

KARADENİZ 1/4 TURU 1

ORDU
15 gün aradan sonra tekrar merhaba….
nereden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum. bildiğim bir şey var oda geçirdiğim en güzel günler hanesine bir 15 gün daha eklendiği.çok sevgili arkadaşım ve ablam Semiha abla uzun zamandır beni memleketi olan Orduya davet ediyordu.bu sene teyzemin Sinopta düğünü olmasını fırsat bilip davetini kabul ettim.düğünden 15 gün önce Semiha ablayla birlikte Orduya doğru yola çıktık.battalın işlerinin olması , çocuklarında anneannesinde olması sebebiyle ben yalnız gittim.gittim gitmesine ama içim hiç rahat değildi doğrusu. dile kolay 13 senelik evliliğim boyunca ilk defa bir seyahate yalnız çıkıyordum. nasıl olacak acaba düşüncesi beni bir an olsun rahat bırakmıyordu. öte yandan buna o kadar ihtiyacım vardı ki... Sağolsun Battal o kadar teşvik etmese yine de cesaret edemezdim.Semiha ablayla orduya gittiğimiz ilk gün anne ve babasının yanına gittik ellerini öptük dualarını aldık.daha sonra ki günler kızkardeşleri yeğenleri hep beraber bolca gezdik sohbet ettik eğlendik.sağ olsun eniştesi de bize araba verdi ,gönlümüzce gezdik.Semiha ablalar 4 kız 2 erkek kardeşler.erkek kardeşinin biri hariç hepsi orduda yaşıyorlar.Kardeşler arasında maşallah çok sıkı bir bağ var.dertlerini ,acılarını,mutluluklarını paylaşan bir arada olmaktan bir an olsun sıkılmayan günümüzde alışık olmadığımız derecede birbirine bağlı bir aile .Taliye,Semiray,Muazzez,Hamide ablalarve hacı teyze.işte bu ismini saydığım dünya tatlısı insanları anlatmaya ne kelimeler yeter ne de zaman….öyleki aileye katılan herkes-gelinler damatlar,çocuklar- buna ayak uydurmuş araya girmek bir tarafa büyük aileni,n tamamlayıcı bir parçası olmuş.umarım bu birlik ve beraberlik hiç bir zaman bozulmaz.bu güzel aileyi buradan bir kere daha selamlıyor bana gösterdikleri muhteşem evsahiplikleri için sonsuz teşekkür ediyorum sevgilerimi yolluyorum.



Gelelim gezimizin ayrıntılarına Orduya gittiğimizin ertesi günü Semiha ablanın akrabalarının bir kısmı ziyarete geldi dolayısıyla o gün evden bir yere çıkamadık.

misafirler bilhassa Antep usülü yapılan kısıra bayıldılar.


Akşam misafirler gittikten sonra bütün kardeşler yeğenler hacı teyze ve hacı amcayı da alıp boztepeye çıktık.Ordu da gidilmesi gereken yerlerin başında boztepe geliyor.yaklaşık 880 m. yükseklikteki bu tepeden bütün orduyu panaromik şekilde görebilmek mümkün.özellikle geceleri manzara çok etkileyici.

.


Ertesi günü çambaşı yaylasına çıktık.Semiray ablanın kayınvalidesinin evi var, orada konakladık.Çambaşı ordunun güneyinde 60 km mesafade yol çok virajlı ve rampa olduğu için 2 saatte ancak çıkabildik.ama değdi doğrusu ordunun rutubetli sıcak havasından sonra yaylanın havasının temizliği ,kuruluğu ve serinliği çok iyi geldi.Yol boyunca arada duraklama yapabildiğiniz gözlemeciler, turşucular ve buz gibi suların aktığı çeşmeler var.




Çambaşına tırmanırken durakladığımız turnalık mevikinden görünen manzara çok güzeldi.sisler içinde dağın görüntüsü:


Yaylaya vardığımızın ertesi günü dağın tepesinde olan karagöl adlı krater gölünü görebilmek için sedefide-semiha ablanın yeğeni-- aldım yanıma, koyuldum yola.herkes bunu başarmamızın imkansız olduğunu söyledikçe ben gitmeyi daha çok istedim.2 saatlik yürüyüşten ve dilimiz damağımıza yepıştıktan sonra ancak altaş alabalık çiftliğine varabildik.burayı işeleten ali bey sağolsun biraz su ve ekmek verdi.yolda paramı düşürdüğüm için kahvaltı isteyemedik.kendi kahvaltısından ikram etti ama onada çekindik açıkçası.ali bey bize oradan itibaren ancak bir 3-4 saat yol yürüdükten sonra varabileceğimizi söyleyince teslim bayrağını çektik.araba gitmediği için ancak ya yaya gidiliyormuş yada jiple falan.biraz soluklanıp geri dönmeye karar verdik.dönüşte bir hayli zor oldu ama sağolsun tarlaya kızlarını taşıyan bir traktör bizi de aldı da yolun büyük bir kısmını onunla gidebildik.karagöle varmasına varamadık ama çok güzel ve maceralı bir gün geçirmiş olduk.

ALTAŞ ALABALIK ÇİFTLİĞİ:İsterseniz çadır da kiralıyabiliyorsunuz ormanın içinde dağın tepesinde karmaşadan ve kalabalıktan kaçmak isteyenler için güzel fırsat.



Traktör yolculuğu güzel ama biraz korkutucuydu doğrusu."sedefim senide bu hallere düşürdüm ya kusra bakma."

Ertesi gün orduya indik ve Gülizarıda yanıma alıp-Semiha ablanın başka bir yeğeni--bu seferde şehir içinde biraz turladık eski ordudan geriye pek bir şey kalmamış Taşbaşı,zaferi milli ve düz mahalle gibi eski mahallerin sokaklarında biraz gezindik.etnoğrafya müzesi olarak kullanılan paşaoğlu konağı,kültür merkezi olarak kullanılan eski bir rum kilisesi olan taşbaşı kilisesi merkezdeki görülebilcek bir kaç yer arasında.




Pazar sabahı Battal beni almaya geldi ve bu sefer hep beraber yason burnunu gezmeye ve meşhur bolaman pidesi yemeye gittik.yolda da uzun saçlının yerinde mola verdik ama açıkçası ben o kadarda çayını beğenmedim.bilemiyorum belki biraz aceleye gelmiştir.Yason burnu ve kilisesi gerçekten görmeye değer doğa harikası bir yer.esintinin hiç dinmediği insana huzur veren kendini iyi hissettiren bir yönü var



YASON BURNU




YASON KİLİSESİ


Uzun saçlının yerinde çay içtik.çaydanlığı külle yıkıyormuş.dağlardan gelen kaynak suyuyla demliyormuş birde sıcak külün üzerinde demlemeye bırakıyormuş çayı.burada çay içmek için minimum 45 dak. gözden çıkarmanız gerekiyor.biz bi farklılık göremedik .



En son olarak ta Bolamanda denize sıfır hatta deniz suyu ayaklarınıza değerek yemeğinizi yediğiniz meşhur pidecilere geldik.kuşbaşılı pide istedik battal çok beğenmedi ama ben özellikle az yağlı olması sebebiyle beğendim.Bolamanda biraz turladıktan sonra orduya döndük .Bolamanda benim en çok dikkatimi çeken şey kale duvar kalıntılarının üstüne inşaa edilen ahşap konaklar oldu.gerçekten bu halleriyle ilginç bir görüntü oluşturuyorlardı.Bu konaklar restore edilmiş ruhsatla ilgi bazı sorunlar halledildikten sonra butik otel olarak kullanıma açılacakmış





Bolamandan sonra Orduya döndüğümüzde akşam olmuştu.Battalla ertesi gün erkenden uyanıp Trabzon Hıdırnebi yaylasına gidip çouklarda yokken 3- 4 gün orada kalıp dinlenmeye karar verdik.aslında ben tüm doğu karadenizi gezelim istiyordum ama Battal çok yorgun olduğunu söyleyince başka zaman gezmeye karar verdik.
KARADENİZ de gezdiğimiz yerlerin tüm fotoğraflarına aşağıdaki linki tıklayarak ulaşabilirsiniz;