25 Haziran 2008 Çarşamba

TATİL GÜNLÜĞÜ 1.BÖLÜM

BALIKESİR,ALTINOLUK,GÜRE,HAVRAN:


DEĞİRMENBOĞAZI
Yolculuğumuzun bu gün 3. günü Zeynep uyumuşken fırsat bu fırsat kaldığımız otelin muazzam manzaralı bahçesinde açtım bilgisayarı ve başladım yazmaya.Bu seyehati elimden geldiği kadar bütün ayrıntılarıyla yazmaya çalışacağım.Bunu hem sitemi takip eden dostlarım için hemde bana ilerde bu günleri hatırlatması için yapıyorum .
Yolculuğumuz Pazar sabahı 7:00 daki Yenikapı-bandırma feribotuna binerek başladı.Bu sene tatile dayımlar ve bir arkadaşımızla gittik .Dayımlarda 3 çocuk arkadaşımızda 4 çocuk bizde 2 çocuk düştük yollara.Hepimiz ,bir an önce yer ayırttığımız hatta parasını bir ay önceden ödediğimiz 4 yıldızlı,3000metre kare bayan havuzlu,çocuklar için kocaman oyun alanları olan,usta şeflerin harika yemekler döktürdüğü,turizm il müdürlüğü tarafından temizlik ve hijyen ödülü alan,maksimum düzeydeki konforu vadeden!!!!!! Beyza otele bir an önce varıpta yerleşsek diye sabırsızlanıyorduk..
Yolda Balıkesire birkaç km kala Değirmenboğazı adlı mevkiide durup evden getirdiğimiz yiyeceklerle kahvaltı yaptık. bir tarafta suların aktığı, bir tarafta çam ağaçlarının bulunduğu çok güzel bir mesire yeri.
Değirmenboğazında kahvaltı ederken bu yaramazları yakaladık.

Yolumuzun üzerinde olan manyas kuşcennetine uğrayalım diyorduk fakat dalgınlıkla dönüşü kaçırınca bu mümkün olmadı.Dönüşte inşallah.Neyse efendim saat 15:00 gibi otelimize vardık yaklaşık 45 dk. bekledikten sonra odalarımıza geçebildik .geçtik geçmesine ama o da ne odalar pislikten geçilmiyor.. bize rahatlıkla sığacağımızı oğlum içinde yatak atacaklarını söylemişlerdi.Hele arkadaşım için durum dahada vahimdi ona da 2 yatak atacaklarını çocuklarıyla çok rahat aynı odada kalabileceklerini söylemişler ki bu imkansız.Tabiiki atamadılar.odalara bırakın yatak atmayı yanımızda getirdiğimiz valizleri bile koyacak yer yoktu.hemen aşağı indim dedim bu ne rezalet odalar çok kirli ve çok dar resepsiyonist ve kat görevlisi bu sorunu hemen halledeceklerini,erken geldiğimiz için tam temizlenemediğini söylediler.ben de 11 de boşaltılan odanın temizliğinin bu saate kadar yaptırılmış olması gerektiğini belirterek odanın temizlenmesini beklemeye koyuldum.temizlendiği haberi geldiğinde odama çıktım yinede tam olarak temizlenmiş değildi ama yorgunluktan ses çıkarmadım.sonra kızlarıda alıp hemen havuza gittik o ne 2. şok.3000 metre kare denlen havuz 1000 metrakare bile değil ayrıca duvarla havuz arasında çok az mesafe olduğu için neredeyse tamamı gölge atında.yine ses çıkarmadm tadını çıkarmaya çalıştım.odalarımıza geçtik duşlarımızı alıp üstümüzü giydik ve yemeğe indik 3.şok usta aşçılar ekibitarafından hazırlandığı ve her damak tadına hitap edecek bollukta yemek çeşidi olduğu iddialarıda asılsız çıkmıştı.2 ana yemek var biri beşame soslu tavuk diğeri vıcık vıcık yağlı bir köfte bari zeytinyağlı alalım dedik makarnayı bir yoğurtlamış bir ketçaplamış bir sosisle karışık salata yapmış alsana salata bar.anlıyacağınız yemeklerde tam bir fiyasko .Akşam sahilde oturup bari biraz kafayı dinleyelim dedik ama ne mümkün otelin en güzel yeri olan sahildeki kafede animasyon gösterisi yapan bangır bangır bağıran bir palyaço ve müzik.Bizde odamıza çıktık yolculuk ve otelden dolayı yaşadığımız hayalkırıklığıyla yorgun düşmüştük.




Sabah kahvaltı etmek için indiğimizde gördüğümüz yiyecekler bardağı taşıran son damla oldu eşim ve arkadaşı hemen müdürün yanında aldı soluğu.Müdüre oldukça ağır konuşmuşlar.Bizler karımız kızımız rahat etsin diye sizleri tercih ediyoruz,başka yerlerden 2 katı fazla para ödemeye razı oluyoruz . bu size bizi sömürme hakkımı doğuruyor demiş.bunun üzerine müdür haklı olduklarını ve para iadesi yapacaklarını söylemiş.paramızı aldık almasına ama yabancısı olduğumuz bu yerlerde 3 aile 9 çocuk kaldık ortada.Tatilde olmasaydık bu sahtekar insanlara yapılacak çok şey var fakat öncelikle kalcak yer sorununu halletmeliydik.Dönüşte ilk iş turizm müdürlüğüne şikayet dilekçesi yazacağım.Arkadaşlar vasıtasıyla bulduğumuz birkaç yer gezdik ama pek hoşumuza gitmedi en sonunda bu şekilde altınoluktan çıktık güre de bir kaçyer baktık en sonunda havranda meşhur bir et lokantası var yücel et(palmiye )diye.orada yemek yerken çalışanlara falan sorduk onlarda abi deniz için geldiyseniz ayvalıktan şaşmayın burada pansiyon sahibi ibbir müşteri var belki size yardımcı olabilir dediler. Adam bize Cunda adasında hediyelik eşya dükkanı olduğunu ve pansiyon işlettiğini ama kendi pansiyonun küçük olduğunu bize pek uymayacağını söyledi. Panaroma adlı bir otelden bahsetti ,sahiplerini tanıdığını mutaassıb iyi insanlar olduğunu ve sakin olması itibarıyla da bize daha uygun olacağını söyledi.bizde kaybedecek neyimiz var birde oraya bakalım dedik.ve geldik Cundaya.


PALMİYE LOKANTASINDAN BİRKAÇ KARE

Hiç yorum yok: