23 Mayıs 2008 Cuma

CUMALIKIZIK


Geçtiğimiz hafta 19 mayısın pazartesi gününe denk gelmesini fırsat bilip ,bir kaç arkadaşımızla 3 günlük mini bir tatil yaptık.Hem istanbula yakın olması hemde bizim için tam bir inzivaya çekilme alanı olan bursa uludağı tercih ettik.Bizim için her yıl 19 mayısta uludağa gitmek gelenekselleşti artık.Uludağa giderken yolda Bursanın yollarıyla,evleriyle ,yaşam tarzlarıyla tarihi görüntüsünden hiçbirşey kaybetmemiş bir osmanlı köyü olan cumalıkızık'a uğradık. açık havada kiraz ağaçlarının altında enfes bir kahvaltı ettik .tabii herşey el yapımı ve doğal olunca tadı damağımızda kaldı kahvaltının.bu kısa tatil her yönden çok mükemmel geçti birsürü fotoğraflar çektim .meğer ne kadar çok ihtiyacım varmış her şeye ara vermeye. oğlanın okul sorunları kızın ufak tefek rahatsızlıkları falan derken ne kadar yorulmuşum ne kadar kaptırmışım kendimi hiç farkında değilim.iyikide beni zorlamış eşim.ben vaktimi bol bol dinlenip,kitap okuyarak, sabahları ormanda uzun yürüyüşler yaparak geçirirken çocuklarda kırlarda temiz havada yorgunluktan bayılıncaya kadar oynadılar babalarıyla doya doya vakit geçirdiler.akşam yemeklerinden sonra çocuklar erkenden uyumaya çekildiler bizde arkadaşlarla güzel güzel sohbet ettik.eve dönerken bir taraftan tatilimizin ne güzel geçtiğini düşünüyor.bir taraftan da eve gider gitmez bu güzel gezinin resimlerini ve ayrıntılarını bloğumda yayınlamak için sabırsızlanıyordum.fakat g.antepten aldığım üzücü bir haber tüm dünyayı başıma yıktı.kardeşim merdivenden yuvarlanmış ve çenesi kırılmış.çenenin kaynaması için de dişlerini kenetlemişler 1 ay bu şekilde kalması gerekiyormuş.bu haberi aldıktan sonra bırakın bloğa resim yüklemeyi bilgisayarın düğmesine basmak bile hiç içimden gelmedi.Bir an önce Antebe gitmekten başka birşey düşünemiyordum.neyse cumartesine bilet buldum da geldim buraya şu anda Antepten yazıyorum yazımı.çok şükür kardeşimin iyi olduğunu görüp rahatlayınca da bu gece geçtim bilgisayarın başına. beterin beteri var bunada şükür ölüm olmadıktan sonra herşey atlatılıyor.bu arada kardeşim için arayan bütün dost ve akrabalara sonsuz teşekkürler ve kucak dolusu sevgiler.Eveeeet gelelim gezimizin ayrıntılarına.


cumalıkızık ta kahvaltı ettiğimiz restoranda gözleme açan köylü hanımlar.gözlemeler çok lezzetliydi bilhassa ıspanaklı gözlemenin tadına doyamadık.o taraflaragiderseniz mutlaka cumalıkızıkta kahvaltı etmenizi tavsiye ederim


Köy meydanında köylü hanımların elleriyle yaptığı ürünler satılıyor.Ballar,ev yapımı reçeller,erişteler,tarhanalar,cevizli ekmek dedikleri bu yöreye özgü bir ekmek türü,turşularv.s. hepsi birbirinden güzel ürünlerden alabilirsiniz.


kahvaltı ettiğimiz restoranın(köy evi) duvarlarında yöreye özgün eşyalar sergileniyordu.bu kurutulmuş kabakla bir yerden bir yere giderken su taşınırmış.birkaç resim daha çekmiştim ancak bu resimler yanımda olduğu için sadece bunları yayınlıyorum.daha sonraki günler başka resimleride yayınlayabilirim.


şşşt kızlar yakalndınız.şimdi restoran sahibi gelirse....



eveet nihayet kalacağımız yere kirazlı yaylaya geldik.burası gerek doğasıyla gerek havasıyla tam bir dinlenme ve huzur bulma yeri.şimdilik ilk yaylaya vardığımızdaki görüntüyü yayınladım.istanbula dönüşte kısmet olursa uludağ da gezdiğimiz yerlerin resimlerinide yayınlayacağım.

Hiç yorum yok: