27 Mayıs 2008 Salı

OLYMPOS MİSİOS

Eveeet nihayet İstanbula evime döndüm.Çok şükür kardeşim hızla iyileşiyor.gözümlede görüp gelince rahatladım.Uludağ gezimizin 2. bölümünü yayınlamak için de ancak fırsat bulabildim.OLYMPOS MİSİOS;Antik dönemde bu isimle anılan ULUDAĞ Batı Anadolunun en yüksek dağı.2543m.
.Biz, daha öncede bahsettiğim gibi kirazlı yaylada kalıyoruz(zirveye 7 km .mesafade)Ancak hersene mutlaka zirveyede çıkıp geziyoruz.telesiyeje binip bu doğa harikası dağı birde tepeden seyrediyoruz.yazın buralar tam bir hayalet kasaba gibi ıssız ve sakin.ama bu hali daha da güzel sanki .Uludağ olağanüstü tabii yapısı,havasının temizliğiyle bir kere yine bizi kendine hayran bıraktı.hersene gelmemize rağmen sanki ilkdefa gelimişim gibi etkileniyor ve mutlu oluyorum buraya gelmekten.bu güne kadar gitmemiş olanlar varsa tavsiye ederim.

Telesiyejdeyken çektiğim bir resim.

Zirveden sonra arbalarla bir kaç km.ilerdeki Bakacak adlı mevkiie geldik.Buradan insanlar Bursanın panaromik(Yüksek bir yerden bakılınca göz önüne serilen geniş görünüş) görüntüsünü seyrediyorlar .


Selimhan yine yaptı yapacağını.Bakacakta ki en tehlikeli bölgeyi bulmuş ve kaşla göz arasında tırmanmış bile.aşağısı uçurum ben bakmaya bile tahammül edemedim arkamı döndüm babası da fotoğrafını çekmiş.e aşkolsun!!!


Bu tatilin en çok keyfini çıkaranda bizim cimcime oldu.Ekipte yaşına boyuna uygun arkadaş bulunca çok mutlu oldu. tatil boyunca birbirlerinden hiç ayrılmadılar.güzel güzel oynadılar.



Beyler futbol turnuvası düzenlediler.



Bazılarımız küstük galiba......


Her dağa çıkışımızda mutlaka piknik te yaparız.Bu sefer eşime,madem dinlenmeye gidiyoruz ne olur tutturma mangal diye çok telaş oluyor,Antepli olunca da iş başıma kalıyor.hiç malzeme almıyorum dedim.Gelin görünki bu seferde Antepli olmayan arkadaşların mangal damarı tuttu etmeyin eylemeyin otelimiz tam pansiyon hiç malzem yok dediksede dinletemedik.bizde o zaman siz yapın ,biz misafir olalım dedik seyretmek gerçekten eğlenceliydi ama o kadar rahatsız oldum ki herşeyi kendim yapsam binkat iyiydi.en sonunda ziyafette mükemmeldi.iyiki de yaptınız dedim kısık sesle mahcup mahcup.


Odamdan görünen manzarayı da çektim sabah uyanınca böyle bir manzara insana kendini çok iyi hissettiriyor
Son olarak Neslişahtan teyze kızı Aysimaya kirazlı selamlama.(bizim cimcime arkadaşıyla kuaförcülük oynamışta):((canım saçlar gitti .neyse canları sağolsun kendilerine birşey olmasında.









23 Mayıs 2008 Cuma

CUMALIKIZIK


Geçtiğimiz hafta 19 mayısın pazartesi gününe denk gelmesini fırsat bilip ,bir kaç arkadaşımızla 3 günlük mini bir tatil yaptık.Hem istanbula yakın olması hemde bizim için tam bir inzivaya çekilme alanı olan bursa uludağı tercih ettik.Bizim için her yıl 19 mayısta uludağa gitmek gelenekselleşti artık.Uludağa giderken yolda Bursanın yollarıyla,evleriyle ,yaşam tarzlarıyla tarihi görüntüsünden hiçbirşey kaybetmemiş bir osmanlı köyü olan cumalıkızık'a uğradık. açık havada kiraz ağaçlarının altında enfes bir kahvaltı ettik .tabii herşey el yapımı ve doğal olunca tadı damağımızda kaldı kahvaltının.bu kısa tatil her yönden çok mükemmel geçti birsürü fotoğraflar çektim .meğer ne kadar çok ihtiyacım varmış her şeye ara vermeye. oğlanın okul sorunları kızın ufak tefek rahatsızlıkları falan derken ne kadar yorulmuşum ne kadar kaptırmışım kendimi hiç farkında değilim.iyikide beni zorlamış eşim.ben vaktimi bol bol dinlenip,kitap okuyarak, sabahları ormanda uzun yürüyüşler yaparak geçirirken çocuklarda kırlarda temiz havada yorgunluktan bayılıncaya kadar oynadılar babalarıyla doya doya vakit geçirdiler.akşam yemeklerinden sonra çocuklar erkenden uyumaya çekildiler bizde arkadaşlarla güzel güzel sohbet ettik.eve dönerken bir taraftan tatilimizin ne güzel geçtiğini düşünüyor.bir taraftan da eve gider gitmez bu güzel gezinin resimlerini ve ayrıntılarını bloğumda yayınlamak için sabırsızlanıyordum.fakat g.antepten aldığım üzücü bir haber tüm dünyayı başıma yıktı.kardeşim merdivenden yuvarlanmış ve çenesi kırılmış.çenenin kaynaması için de dişlerini kenetlemişler 1 ay bu şekilde kalması gerekiyormuş.bu haberi aldıktan sonra bırakın bloğa resim yüklemeyi bilgisayarın düğmesine basmak bile hiç içimden gelmedi.Bir an önce Antebe gitmekten başka birşey düşünemiyordum.neyse cumartesine bilet buldum da geldim buraya şu anda Antepten yazıyorum yazımı.çok şükür kardeşimin iyi olduğunu görüp rahatlayınca da bu gece geçtim bilgisayarın başına. beterin beteri var bunada şükür ölüm olmadıktan sonra herşey atlatılıyor.bu arada kardeşim için arayan bütün dost ve akrabalara sonsuz teşekkürler ve kucak dolusu sevgiler.Eveeeet gelelim gezimizin ayrıntılarına.


cumalıkızık ta kahvaltı ettiğimiz restoranda gözleme açan köylü hanımlar.gözlemeler çok lezzetliydi bilhassa ıspanaklı gözlemenin tadına doyamadık.o taraflaragiderseniz mutlaka cumalıkızıkta kahvaltı etmenizi tavsiye ederim


Köy meydanında köylü hanımların elleriyle yaptığı ürünler satılıyor.Ballar,ev yapımı reçeller,erişteler,tarhanalar,cevizli ekmek dedikleri bu yöreye özgü bir ekmek türü,turşularv.s. hepsi birbirinden güzel ürünlerden alabilirsiniz.


kahvaltı ettiğimiz restoranın(köy evi) duvarlarında yöreye özgün eşyalar sergileniyordu.bu kurutulmuş kabakla bir yerden bir yere giderken su taşınırmış.birkaç resim daha çekmiştim ancak bu resimler yanımda olduğu için sadece bunları yayınlıyorum.daha sonraki günler başka resimleride yayınlayabilirim.


şşşt kızlar yakalndınız.şimdi restoran sahibi gelirse....



eveet nihayet kalacağımız yere kirazlı yaylaya geldik.burası gerek doğasıyla gerek havasıyla tam bir dinlenme ve huzur bulma yeri.şimdilik ilk yaylaya vardığımızdaki görüntüyü yayınladım.istanbula dönüşte kısmet olursa uludağ da gezdiğimiz yerlerin resimlerinide yayınlayacağım.

16 Mayıs 2008 Cuma

İÇİM ACIYOR.......


Bu hafta benim için çok yoğun ve sıkıntılı geçti.6. sınıfa giden oğlumun öğretmeninden dayak yediğini öğrendim.hemde birkaç kere olmuş ben üzülürüm diye çocuk bana söylememiş.salı günü hoca sınırı aşıpta sopayla girişince çocuğunda artık tahammülü kalmamış geldi anlattı.işte o anda içim o kadar çok acıdı ki anlatamam.hani dayak kalkmıştı.hani artık böyle çağdışı uygulamada bulunanların gözünün yaşına bakılmıyordu.hepsi yalan ......evde küçük bebeğim olduğu için davayla falan uğraşamadım sadece gidip öğretmenle görştüm ama neye yarar bırakın yaptığından utanmayı açıklama istediğim için bana da kızıyor...allaha havale ediyorum bu seferlik .....şiddetin her türlüsüne karşıyım ..........
'Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü davranmak veya çocuk istismarı ve ihmali ile de çoğu zaman eş anlamı taşır. Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar: "Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir."
ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ:
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenen sözleşme 2 Eylül 1990 tarihinde de yürürlülüğe girmiştir. Türkiye de dahil olmak üzere yaklaşık 142 ülke sözleşmeyi imzalamış ya da onay ve katılma yoluyla taraf devlet durumuna gelmiştir. Sözleşmeyle çocuk haklarının korunması amaçlanmış ve taraf devletlerin sözleşme maddelerine kesinlikle uymaları gerektiği hükme bağlanmıştır.ÖZELLİKLE MADDE 19 DA ÇOCUĞA DAYAĞIN KESİNLİKLE KABUL EDİLEMEYECEĞİ BELİRTİLMİŞTİR........
İÇİM ACIYOR.........
NOT:Hafta sonu şehir dışında olacağım yorumlarınıza cevap yazamayacağım dönüşte görüşmek üzere

9 Mayıs 2008 Cuma

ÇAY SAATİ VE BLOGLARDAN DENEMELER


Dün çok güzel ama bir o kadar da yoğun birgün geçirdim.sevdiğim dostlarım ziyaretime gelmişti yanlarındada sevimli bebeleri:))yaşları birle dört arası değişen 6 tane çocuk varın gerisini siz hesap edin.hepimiz aynı yaşlada olduğumuz için tabii çocuklarda hemen hemen aynı yaş gurubundan.dört yaşına kadar çocukların paylaşma duyguları gelişmediğinden kırık dökük bir oyuncak için bile birbirlerine girdiler biz sohbet etmek için can atarken onlarda bizi sabote etmek için ellerinden geleni artlarına koymadılar. tabii başta benim kızım böyle zamanlarda tam bir çetebaşı oluyor .çocukların normalde akıl edemiyeceği giremeyeceği bütün delikleri gösterip talan ediyor .bu curcunaya rağmen hepimizin hem fikir olduğu bir konu vardı; o da çocuklarımızın eksikliğini allah göstermesin iyiki de varlar dedik.arkadaşlar dağıldıktan sonra başka bir arkadaşım aradı eşi şehir dışındaymış seninde eşin yok okuldan çocukları alıp geliyorum.artanları temizleriz dedi .hem güldüm onun bu lafına hemde içimden Allaha çok şükrettim böyle candan dostarım olduğu için.gerçektende misafirler için ikramlık hazıramayı çok seviyorum ama kalanlarda beni kara kara düşündürür bunlar ne olacak diye .allah razı olsun arkadaşım geldi de bu dertten kurtardı beni.efendiiim yine sözü çok uzattım galiba.gelelim miafirler için yaptıklarıma;

ÇİÇEKLİ PASTA,bu pastayı sevgili burcu arkadaşımdan aldım sonuç harika oldu.üzerindeki çicekler gofret çiçekler yenebiliyor.ben sirkecide fermo dan adım pasta malzemeleri satan bir yerden temin ebilirsiniz.
ATOM KURABİYE,Sevgili yeşil kivi den aldığım bu tarifte ne ararsanız var özellikle çocuklar için harika bir seçenek fakat ben ununu fazla kaçırdım biraz sert oldular.




MAYONEZLİ TAVUKLU GÖEK SALATA ;tarifini bir ara yayınlayacağım




POĞAÇA


PATATESLİ RULO BÖREK,tarifini SEMRA MUTAKTA arkadaşımdan aldığım börek oldukça lezzetli ve bereketli oldu.



ZEYTİNYAĞLI ANTEP DOLMASI,şimdi siz diyeceksiniz ki bu kızda her misafirine bu dolmadan yapıyor ama inanın bu benim değil misafirlerimin tercihi,bana gelen hemen hemen bütün akadaşlarım bize bu dolmadan yap başka bir şey istemeyiz diyorlar bende kıramıyorum.Yapa yapa elimde alıştı iyice çok kolayıma geliyor hani derler ya şefin sipesiyali işte öyle benimde sipesiyalim bu dolma .Dünkü dostlarımada söz verdim dolmanın ayrıntılı tarifini bir ara yayınlayacağım.