12 Ekim 2009 Pazartesi

Çeyrek Avrupa Turu-2

BRÜKSEL 2.GÜN:
     Biz Brüksele bir arkadaşımızla gitmiştik.Bizi Brükselde,o arkadaşımızın arkadaşı olan,Mahmut bey gezdirdi.günlerden pazar olması sebebiyle iş açısından bir engeli yoktu ama eşini ve iki çocuğunu bizim için bırakmış oldu.buradan ona tekrar teşekkür etmek istedim.Sabah erkenden uyandık kahvaltımızı ettik.Mahmut bey bizi aldı ve ATOMİUM denen yapıyı gezdirmeye götürdü.


ATOMİUM
      Atomium, 1958 yılında Expo '58 fuarı için yapılmış Belçika'nın Brüksel şehrinde bulunan bir anıt bina.
André Waterkeyn tarafından tasarlanmış.102-metre (335-feet) yüksekliğinde , dokuz çelik kürenin birleştirilmesi ile oluşmuş. Hücrenin kristal yapısının 165 milyon kez büyütülmesinden esinlenmiştir.
       Küreler 12 boru ile birbirine bağlanmış ve yürüyen merdivenlerle fuar hollerine geçiş yapılmıştır. En yüksekteki küre Brüksel'in panoramik görüntüsüne hakim. Her küre 18 m çapında. 2008 yılında 3 küre ziyarete kapatılmış,diğerlerine yürüyen merdivenlerle ulaşılabilmekte. Dikey yönde hareket eden asansörler ise oldukça hızlı hareket etmekte. (5 metre/sn)
En üstteki kürede eğer rezervasyon yaptırırsanız yemek yiyebileceğiniz  bir restoran var.














        Atomiumun hemen yanında yer alan Mini Europe.Atomuimun en üstteki küresinin penceresinden resmini çektik.
            Mini Europe,Avrupanın simgesi haline gelmiş 300den fazla yapının minyatürü var.(1:25 ölçekli).


AB PARLEMENTO BİNASI

GRAND PLACE

ARENA
Mini Europe'un girişi kişi başı 12 euro
   .Mini Europe gezisinden sonra ,Oyma ahşap ön cephesinin tamamı sahngaydan getirilen PAVİLİON CHİNOİS'u (çin pavyonu)görmeye  gittik.


PAVİLİON CHİNOİS
Kral Leopold tarafından yaptırılan Asya tarzı binada şu anda çin seramikleri kolleksiyonu sergileniyormuş.fakat biz vakitsizlikten içeri girip gezemedik.


TOUR JAPONAİSE
Tour Japonaise,Parisli mimar ALEXANDER MARCEL tarafından tasarlanmış ve inşaa edilmiş.Çin Pavyonundan bir tünelle ulaşılan bu binada şu anda Japon sanateserleri sergilenmekte.


PARC DU CİNQUANTENAİRE'DEKİ ZAFER TAKI
Kral 2.Leopold tarafından ulusal gurur için yaptırılmıştır.Anıtın güney kanadında MUSEE DU CİNQUANTENAİRE adlı tarihöncesi zamanlardan günümüze  kadar gelen tarihi ve sanatsal elişleri kolleksiyonu var.Müzenin devamında ise 450 den fazla aracın sergilendiği autoworld var.Sergide Başkan Kennedy'nin 1963 yılında Berlin'i ziyareti sırasında kullandığı Cadillac da bulunmakta.Kuzey kanatta ise MUSEE ROYAL DE L'ARMEE ET D'HİSTORİRE MİLİTAİRE (silah ve askeri tarih müzesi) bulunmakta.Üç müzenin de girişi paralı.


NAMUR
Namur kalesinden şehrin görünümü.Belçikadan 150 km uzaklıktaki Namur iki ırmağın kesiştiği noktada kurlmuş.Ortaçağdan kalma kalesi 135 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer almakta.buradn bütün şehrin panaromik manzarasını seyredebilirsiniz.Kalede harika el yapımı parfümler satan bir yer var.

Kale gezisinden sonra nehrin kenarına indik bir banka oturduk ve buraya özgü aromalı çileklerden yiyerek yorgunlumuz attık.daha sonra otelimize dönmek üzere yola koyulduk.yolda otobandan çıkıp bazen köy yollarına girdik.o evler bahçeler inanılmaz güzellikte ve düzenli.Belçikanın şehir merkezleride çok güzel ama köylerine öyle çok gıbta ettim ki anlatamam.


    Brüksel'e vardığımızda saat 11 i geçiyordu.Uzun ve yorucu bir gün olmuştu.Hemen dinlenmek üzere odalarımıza çıktık.Ama doğrusu benim Gran Place son bir kere daha gidesim vardı.Battal'a umutsuzca sordum. Madem çok istitorsun hadi gidelim dedi fakat o yorgunluğun üzerine hakikaten fazla geldi.


                                             ST-JACQUESUR COUDENBERG KİLİSESİ
Geri dönüşte otelimize kendimizi zor attık.Böylece Brüksel gezimizi sonlandırmış olduk.Sabah erkenden kalkıp Paris'e gitmek için yola koyulacağız.

01 Ekim 2009 Perşembe

Çeyrek Avrupa Turu-1

 Herkesin geçmiş bayramını en içten dileklerimle kutlarım.Ramazandı bayramdı falan derken ancak fırsat bulabildim bilgisayarın başına geçmeye.Sizlere bu yaz gezdiğim yerleri anlatmaya fırsat buldukça devam edeceğim.Umreden döndükten bir hafta sonra ani bir kararla Avrupaya gittiğimizi yazmıştım.Şimdi sırasıyla gezdiğimiz şehirleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.

BRÜKSEL-1.GÜN
Seyahatimize İlk olarak Avrupanın başkenti kabul edilen Brükselle başladık. Brüksel ,NATO ve AB nin merkezinin bulunduğu ,uluslararası ve kozmopolit bir kent..Uçağın camından aşağı doğru baktığımda manzara çok güzeldi.evler çok düzenli kocaman bahçeli ,her yer olabildiğince yeşil ,yeryüzü şekli olarak da dümdüzdü.Daha inmeden çok güzel bir şehir olduğu kararına vardim.Burada iki dil onuşuluyor; biri fransızca diğeri flamanca.Havaalanında bizi otelimize götürmesi için hiç ingilizce bilmeyen bir taksiciyle zor bela anlaştık.yaklaşık 15 km kadar  yol gittik.40 Euro tuttu.şehrin adeta terkedilmiş bir görüntüsü vardı.yollar bomboş dükkanların çoğu kapalı.İstanbulu biran düşündümde doğrusu çok şaşırdım.
















Odamızın penceresinden görünen manzara.

Saat 3 gibi otelimize vardık. Odamıza yerleştik ve hemen dışarı fırladık.Temmuzun 11 i olmasına rağmen  hava o kadar serindi ki baya üşüdüm.şehrin merkezine doğru tramvayla gittik bir kaç alışveriş merkezi gezdik buralar daha hareketliydi.Fiyatlar türkiyeye göre daha pahalı.eee gelir seviyesini düşününce bu normal.

Sokaklarda resimdeki gibi müzisyenler yada farklı tipte şov yapan pek çok insanla karşılaşıyorsunuz.

     Saat 6 gibi otelimize döndük Türkiyeden getirdiğimiz yıyeceklerden atıştırdık biraz dinlendik ve tekrar dışarı çıktık.Saat akşamın 7 si olmasına rağmen sanki öğlen  gibi .Yürüyerek GRAND PLACE meydanına gittik.GRAND PLACE,hepsi birbirinden görkemli binaların bulunduğu muhteşem bir meydan.Meydana vardığımızda ne olduğunu tam anlayamadığım bir festival vardı. Festival sebebiyle meydanda konser veriliyordu.  curcunanın içine düştük.insanlardan fırsat bulabildiğimiz kadarıyla binaları inceledik.Buradaki binaların taş işçilikleri mükemmeldi.

GRAND PLACE

MANNEKEN PİS
Sebebini anlayamadım ama bu küçük saygısız heykel Brükselin en ünlü heykeli .


Belçika çikolata ve pralinlerinin ünü bütün dünyaya yayılmış.Biz bölgenin en meşhurlarından ,ve kentin her tarafında şubesi bulunan LEONİDAS adlı çikolatacıdan alışveriş yaptık.küçük bir kutu yaklaşık 500 gram geliyor 20 euro tuttu.

GALERİES ROYALES ST-HUBERT
Grand placein kuzeyinde bulunan bu güzel kemerli çarşı 1847 yılında yapılmış.Cam tavanları yürüyüş alanlarının aydınlık olmasını sağlamış.

Burada bulunan el yapımı danteller nefes kesiciydi.tabiii o oranda da pahalı.



                                                  MUSE DE LA VİLLE BRUXELLES

Brüksel müzesi'nin önüne geldiğimizde saat  on civarıydı müze beşte kapanıyormuş.dolayısıyla içeri giremedik.İçerde kentin sosyo politik gelişimini gösteren sergiler ve birde Manneken Pis'in yaklaşık 800 parçadan oluşan kıyafetleri sergileniyormuş.




Son olarak müzenin karşısındaki kafede bir kahve içtik -zaten buralarda tek yapabildiğimiz kahve içmek korkudan hiç bir şey yiyemiyoruz-ve yürüyerek tekrar otelimize döndük.

Posted by Picasa

10 Eylül 2009 Perşembe

2009 UN İLK İFTARI


Oh şükürler olsun bu sene ilk iftarımı verdim.Aşağıda size vereceğim tarif biraz doğaçlama bir tarif.Pazartesi battal salı günü  iftara gelmeyeceğini söyleyince bende fırsatı ganimet bilip uzun zamandır gelmek isteyen arkadaşlarımı iftara davet ettim.kız kıza takılacaktık yanii.milleti davet ettim  menümü hazırladım.ana yemek olarak islim kebabı yapmaya karar verdim.fakat dolabı bi açtım baktım evde hiç et yok ama bol miktarda tavuk var. İki seçeneğim vardı ya tavuğu kullanıcam ya da ertesi günü üsküdara inip et alıcam.oruç oruç oralara inmeyi hiç gözüm kesmedi doğrusu.ayrıca bir gün önceden eti marine etmezsem  sonuçtan hiç memnun kalmıyorum.neyse efendim lafı çok uzattık gelelim yemeğimize ben btün ölçüyü göz kararı kullandım misafirinizin sayısına göre siz ayarlayın.
TAVUKLU İSLİM KEBABI
MALZEMELER:
Tavuk(kuşbaşı,pirzola veya baget olabilir bende pirzola vardı)
Patlıcan(uzun olması lazım)
domates
biber
baharat(ben köri,kekik,karabiber,zencefil.kullandım siz istadiğiniz baharatlaerı kullanın)
sıvı yağ
salça
YAPILIŞI:
1-Öncelikle tavukları bir gece veya 4-5 saat evvelden marine edin.marine için ben 4-5 kaşık sıvıyağ,biraz süt,yarım limon,tuz,karabiber,kekik,köri,zencefil ve sarımsak kullandım.
2-tavukları fırın tepsisine dizin 180 derece fırında 15-20 dakika bekletin.
3-Bu sırada uzunlamasına kestiğiniz patlıcanları sıvı yağda kızartın-ben bir fırça yardımıyla yağ sürdüm ve tavukların piştiği fırına patlıcanlarıda attım.15 dakkada yumuşacık oldular.-

3-bir tencereye biraz sıvı yağı ve salçayı kavurun.1 kaşık dolusu unu ekleyin. sonra karıştırarak 2 bardak kadar su ekleyin,tavukları bu sosun çine atıp 10 dakka.pişirin
4-patlıcanları artı +şeklinde koyun içine etleri yerleştirip katlayın ters çevirip tepsiye yerleştirin.-benim tavuk pirzolalar büyük gelince tavuğu kapatabilmek için 2 parçadan fazla patlıcan kullandım.

6-Domates ve biberleri irice doğrayın.bir kürdan yardımıyla patlıcanların üzerine oturtun.tencerede kalan sosu üzerine gezdirin.180-200 derce fırında 25 dk.kadar pişirin.
NOT1:
Kişi başı bir patlıcan yetti.ayrıca etlisinden daha lezzetli olmuştu diyebilirim.tavsiye ederim.
NOT 2:Gezi yazılarıma devam edeceğim merak etmeyin sadece küçük bir yemek molası vereyim dedim.

09 Eylül 2009 Çarşamba

umre 2009


İki  gündür bilgisayarın başında oraları nasıl anlatsam nasıl tarif etsem diye düşünüyorum.yazıp yazıp siliyorum.Bazı şeyler vardır kelimeler tarife yetmez.İşte bu da öyle bişey.Mübarek topraklar sevgili  resulümüzün(s.a.v.) ayak bastığı ,islamiyetin doğduğu nurlu belde.
Seyahatimizi özetleyecek olursam.ilk olarak uçağımız medineye indi,.sabah namazımızı havaalanında mescidde kılıp yola koyulduk otele gitmeden önce mescidi nebeviye gittik ve bahçeden tam yeşil kubbenin hizasında durarak başta sevgili efendimize,ve yanlarında yatan hz.ebubekire,hz. ömere ve hz. aişe validemize selamlama yaptık.Mescidi nebevi dönem dönem genişletilmiş ve şu anki en son haline getirilmiş.Daha sonra otellerimize yerleştik ve biraz istirahat ettik.burada kaldığımız dört gün boyunca günümün büyük bölümünü mescidde geçirdim.bütün vakit namazlarını orada kıldım ve bir de yatsı namazından sonra bayanlara serbest olan ravzai mütahharaya gidip resulumüzü ziyaret ediyordum.daha doğrusu etmeye çalışıyordum.ziyarete insanlar ülkelerine göre sırasıyla alınıyorlar ancak yine de izdiham oluyor.

 Medinede mescidi nebevi dışında sırasıyla,hz.Osman dahil 10 bin sahabenin medfun bulunduğu cennetül bakiyi,ilk mescid olan ve rasülümüzün her cumartesi mutlaka gidip namaz kıldığı mescidi kuba,ilk cuma namazı kılınan mescidi cuma,rasulümüz ikindi namazının kılarken ilk iki rekati kıldıktan sonra kıblenin kabeye doğru çevrilmesi ile ilgili ayetin nazil olduğu ve namaz esnasında rasulümüzn cemaatle birlikte  yönünü beyti maktisten kabei muazzamaya döndüğü bundan dolayıda iki kıbleli anlamına gelen mescidi kıbleteyn,hendek harbinin yapıldığı yeri,70 tane sahabinin şehit olduğu uhud dağını ziyaret ettik.
  Dört günün sonunda mekkeye gitmek üzere hazırlandık ve otobüslere bindik.boğazımda bir yumru  rasülümüzden ayrılıyor olmanın verdiği  acıyla yola koyulduk.Yolda Zülhuleyfe denilen yerde  ihrama girdik niyetlerimizi ettik.Medineden Mekkeye giderken yol boyunca dışarısını hayretler içinde izledim.Ne bir ağaç,ne bir çiçek,ne de bir ot veya herhangi bir canlı varlık.Bizler klimalı lüks otobüsle yolculuk yaparken bile öyle ürkütücüydüki  rasulümüzün yaya yoluyla bu yolları nasıl gittiğini nasıl bir zorluk çekmiş olduğunu düşündüm yol boyunca.
İkindi vakti Mekkeye vardık otelimize yerleştik yemeklerimizi yedik ve hemen mescidid harama doğru yola koyulduk mescidi harama vardığımızda hocamız,şimdi başlarınızı öne eğin ve yürüyün ben bakın diyene kadar da bakmayın,kabeyi muazzamayı ilk gördüğünüz anda yaptığınız bütün dualar kabul olunur dedi..Hocanın dediğini yaptık başımız önde birbirimizi takip ederek haremi şeriften içeri girdik mescidi geçtik merdivenlerden aşağı indik ve hocamız tamam başınızı kaldırın dediğinde başımızı kaldırdık .işte o anı anlatamam.o anda hissettiklerim öyle kuvvetli öyle sarsıcıydı ki.tüm orada bulunduğum sürenin en can alıcı anıydı.eridim küçüldüm zerre oldum.bunu iliklerime kadar hissettim.hayatımın hiç bir döneminde kendimi böylesine yapayalnız Allahın huzurunda hissetmemiştim.o ilk şaşkınlık anı geçtikten sonra bütün kalbimle dua ettim.inşallah kabul olunmuştur.ilerleyen günlerde tavaflarımız yaptık saylarımız yaptık elimizden geldiğince görevlerimizi ifa ettik.Cenabı hak dileyen herkese en kısa zamanda nasip etsin inşallah.



Bu resim son gün ziyaret ettiğimiz deve çiftliğinden.Size taze taze süt sağıp veriyorlar.Ama ölçüyü kaçırmanızı pek tavsiye etmem.deve sütünün bağırsak temizleyici özelliği ben iki tas sütü kafaya diktikten sonra söylendi!!!
Posted by Picasa

02 Eylül 2009 Çarşamba

En son nisan ayında yazmışım bloğuma.Bu sene öyle bir yaz geçirdim ki anlatamam.Önce selimhan'ın sbs sınavından dolayı hiç fırsat bulamadım.yok dershaneye götür yok etüde götür .Daha sonra sınavın hemen ertesi hafta rabbim nasip etti ailecek mübarek topraklara gittik .oradan geldik çocuklar annemlere Antebe gittiler.bir hafta umre hayırlamaya gelen misafirlerin koşturması derken çocukların olmamasını fırsat bilen Battal avrupa seyehati ayarlamış benim ayaklar balon,hem 2 hafta sonra kardeşimin düğünü var gelemem ,edemem desemde dinletemedim.zaten biletler alınmış rezervasyonlarda yapılmıştı bile. 15 günde oralarda dolandık mı.geldik ten 2 hafta sonra da kardeşimin düğünü için Antep'e gitik.tabii oradaki koşturmayı varın siz tahmin edin hiç abartmıyorum 50 kişi vardı şehir dışından gelen yatılı misafir .düğünden 1 hafta sonra döndük evimize çok şükür koşturma bitti ramaznda geldi şöyle bir dinlenirim diyordum ki buzdolabım bozulmuş içindede tüm bir kavunu unutmuşum çürümüş kokmuş koku taaa alt katlara kadar geliyor.tam 15 gündür de teknisyenlerle uğraşıyorum.işini doğru dürüst yapan kimse yokki bu memlekette.Velhasılı kelam efendim özetle fırtına gibi bir yaz geçirdim bu sene ama tabii hepsini ayrıntılı bir şekilde yazacağım,neler yaptım nereleri gördüm sizlerle paylaşacağım.Bu dolap meselesi hallolsun iftara davet edeceğim arkadaşlarım var onlara yaptığım yemekleri,hazırladığım sofraları sizlerle paylaşacağım.ama önce şu dolap işini halletmeliyim.

07 Nisan 2009 Salı

ÇAY SAATİNE BİR KAÇ TARİF

Geçen bir kaç hafta bol misafirliydi.Misafirlerim için yaptığım ikramların fotoğrafını çekebildiklerimi yayınlıyorum.


Alttaki brownieyi yiyenler çok beğendiler.tarifini aldılar denemenizi tavsiye ederim.Tarif lezzet dergisinden.


BROWNİE





MALZEMELER:
2 yumurta
1.5 çay bardağı tozşeker
2 çay bardağı un
100 gr.tereyağı
80 gr.bitter çikolata
2 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı kıyılmış ceviz içi
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
yarım çay kaşığı tuz
ÜZERİ İÇİN:
1 çay bardağı süt
100 ml. krema
80 gr.bitter veya sütlü çikolata
çekilmiş Antep fıstığı
YAPILIŞI:
1-İri parçalara ayırdığınız çikolataları tereyağı ile birlikte benmari usulü eritip soğumaya bırakın.Un,k.tozu,vanilya ,kakao ve tuzu bir kaba eleyip karıştırın.
2-yumurta ve toz şekeri mikserle 1 dakika çırpın.Çikolatalı karışımı ilave edin,unlu karışımıda ilave edip tahta kaşıkla alt üst ederek karıştırın.ceviz içinide ekleyip son birkez daha karıştırın.
3-Karışımı yağlayıp unladığınız tepsiye yayın.önceden ısıttığınız 180 derece fırında 25 dak.pişirin.fırından çıkarın soğumaya bırakın.
4-çikolata süt ve kremayı bir tencerede çikolata eriyinceye kadar karıştırarak pişirin ve soğumaya bırakın.Çikolata ılık kıvama gelince kekin üzerine dökün fıstıkla süsleyin.

PORTAKALLI HAŞHAŞLI KURABİYE
Bu tarifi sevgili YUNKABU'DAN aldım.



KEREVİZ SALATASI





MALZEMELER:


2 orta boy kereviz


1 ekşi elma


1 kase yoğurt


2-3 diş sarımsak


tuz


YAPILIŞI:


1-Öncelikle sarımsağı ezip yoğurda ilave edin ve karıştırın


2-Rendelediğiniz kerevizi ve elmayı hiç bekletmeden yoğurdun içine katın karıştırın


3-Tuzunu ayarlayıp servis edin.


1 kase yoğurt

MERCİMEKLİ KÖFTE



MALZEMELER:


1 Su bardağı mercimek


1 su bardağı köftelik bulgur


1-2 kaşık biber salçası


1 kuru sğan


taze soğan,sarımsak,maydonoz


tuz,karabiber,kimyon


1 bardak zeytinyağı
YAPILIŞI:


1-mercimeği bol suda haşlayın-ben beş bardak su koyuyorum-
2-mercimekler iyice yumuşayınca köftelik bulguru ve salçayı ilave edin altını kapatın.


3-zeytinyağını bir tavaya alın ve ince doğradığınız kuru soğanları kavurun.


4-soğuyan bulgurlu mercimeği yoğurabileceğiniz geniş bir kaba alın.tuzunu,biberini kimyonu sarımsağı ilave edip 5-10 dakika yoğurun.


5-en son olarak zeytinyağını ve incecik doğradığınız yeşilliğide ilave edip iyice yoğurun.servis edin.

02 Mart 2009 Pazartesi

AİLE TOPLANTISI 2009 VE ŞİVEYDİZ



ZEYTİNYAĞLI DOLMA



Öncelikle lahana diyetim hakkında bilgi vereyim malesef yoğunluktan devam edemedim.Yani kilo durumumda hiç bir değişiklik yok.bir ara tekrar başlamayı düşünüyorum.Gelişmeleri bildiririm.
Eveeet yukarıdaki kocaman dolma tenceresinden de anlaşılacağı üzere aile toplantısında sıra ,geçen pazar bendeydi.Resimde çok anlaşılamıyor ama o tencere 20.litrelik kocaman bir tencere.Bütün aile toplanınca-kuzenler,teyzeler,dayılar, v.s. v.s.-ortalama 40-50 kişi oluyoruz.Tabii insan sayısı fazla olunca hazırlıklarda bir kaç gün öncesinden başlıyor.Ben gelen istekler doğrultusunda aileme genellikle Antep yemekleri yapıyorum,gelelim menüye;
ÇORBA:
ŞİVEYDİZ
ARA SICAK:
YALANCI SU BÖREĞİ
ARA SOĞUKLAR:
YOĞURTLU KÖZLENMİŞ PATLICAN
MEVSİM SALATA
ANA YEMEK:
ÜSKÜP KEBABI
PİRİNÇ PİLAVI
TATLI
FISTIKLI KADAYIF
Ben bugün şiveydizin yapılışnı yayınlayacağım ilerki günlerde diğer tarifleride yayınlayacağım.
.
ŞİVEYDİZ
1/2 kg.taze soğan
1/2 kg.taze sarımsak
1/2 kg.kuşbaşı veya kemikli et
1 su barağı nohut
1/2 kg.yoğurt
2-3 kaşık un
1 yumurta
zeytinyağı
nane
YAPILIŞI:
1-Bir gece önceden islattığınız nohutu ve eti pişirin.
2-Soğan ve sarımsakları 2 parmak kalınlığında doğrayın ve bol suda yıkayın.
3-Pişen nohutlu etli suyun içine soğan ve sarımsakları atın 10 dak. kadar soğanlar yumuşayıncaya kadar pişirin.
4-Öte tarafta büyükçe bir tencereye yoğurdu,unu ve yumurtayı ekleyin.iyice çırpıp ateşin üstüne alın.Kaynayana kadar karıştırarak pişirin.
5-Yoğurtta pişince etli nohutlu soğanlı karışımı bir taraftan karıştırarak pişen yoğurdun içine dökün.Soğanlar sarımsaklar dağılmaması için çok yavaş ve az karıştırmak gerekiyor .
6-Bir iki taşım kaynatıp altını kapatın üzerine kızdırdığınız yağla naneyi dökün.